"Burada bekle," dedim Annabeth'e.
"Percy, oraya tek başına gitme," dedi.
"Sualtında nefes alabiliyorsan, sen de gel?"
Annabeth içini çekti. "Bazen çok gıcık oluyorsun."
"Haklı olduğum zamanlarda mı?" dedim. "Bana bir şey olmayacak, merak etme. Aşil'in lanetini üstlendim ne de olsa. Artık yenilmezim."
Annabeth pek ikna olmuşa benzemiyordu. "Dikkatli ol," dedi. "Sana bir şey olmasını istemem. Yani... savaşa devam etmen gerek, o yüzden söylüyorum."
Sırıttım. "Hemen geri döneceğim." dedim.
Başkalarına karşı daha şefkatli, dikkatli olun, başkalarını sevin; başkaları için kendinizi unutun, o zaman sizi de hatırlayacaklardır. Yaşa, ama başkalarına da yaşama hakkı tanı! İşte bu, hayat kuralımız olmalı. Sabırlı ol, çalış, dua et ve ümitle yaşa. Bunlara alışmayı bütün insanlığa aşılamak istiyorum.
Zor bir insan değilimdir aslında. Sadece geçmişte herkesten biraz fazla aldığım yaralarım ve biraz da güven sorunum var. Dikkatli bakarsan gözlerimin içine, yorgunluklarımın yanında umudumu da görürsün. Biraz sabır göster ve zaman tanı bana. Çünkü ben zamansızlıklarımın ve acele verilen kararlarımın cefasını çok çektim. İşte bu yüzden sana küçük adımlarla yaklaşıyorum ve bu yüzden uzun uzun bakamıyorum gözlerine.
İçimdeki korkularıma, ayrıntılara takılmalarıma ve senin kadar rahat olamamama lütfen saygı duy. Senin dinginliğine, samimiyetine ve en çok da iyi niyetine ihtiyacım var. Eğer inanırsam ve güvenirsem sana hırçın dalgalarım diner, sorgularım biter, kalbim seni hiç sevilmediğin kadar sever. Ama nazik ol ve lütfen incitme beni. Şüphelerimi tutarsızlıklarınla besleme. İlgini ve şefkatini benden esirgeme. Lütfen sözlerini davranışlarına yansıt ama sakın bana yalan söyleme.