İçine girdikçe derinleşen bir dünya Sabahattin Ali
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2019 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2019 12:59
Sabahattin Ali, O bir aydın insan. Sabahattin Ali, O bir garip insan. Sabahattin Ali, O bir mazlum insan. Sabahattin Ali, O bir dava adamı. Sabahattin Ali, O bir aşk adamı. Çilelerle, cefalarla, ayrılıklarla, zorluklarla, sıkıntılarla geçirilmiş bir ömür. Ve bu ömrün özeti niteliğindeki Sabahattin Ali’nin eşi olan Aliye’ye mektupları yer alıyor bu kitapta. Siz hiç mektup yazdınız mı? Peki hiç düşündünüz mü, yazdığınız mektuplar, siz öldükten sonra kitap haline getirilse ve herkes tarafından okunsa neler hissederdiniz diye? Sabahattin Ali’nin mektupları edebi eser niteliğinde ve keyifle okunuyor. Ben yazmıştım eskiden, lise yıllarımda. Anneme yazdığım bir mektubumu geçenlerde tesadüfen bulmuşlar. Bunu Ömer gelince gösterelim diye kendi aralarında konuşmuşlar. O mektubu yazdığım zamana gittim. O zamanki hislerimi tekrar yaşadım. Çok değişik duygular yumağı. Ama güzeldi mektuplaşmalar. Özlem duyuyorum şimdi. Nedir mektup? Mektup samimiyettir, özlemektir, istektir, beklentidir, arayıştır. Mektup yazarken en doğal halinizle, konuşmaya çekineceğiniz sözleri kaleme döker, içinizi rahatlatırsınız. O yüzden mektuplaşmada saflık, doğallık kokar, yalan yazmak zordur mektupta, tıpkı Sabahattin Ali’nin önce nişanlısı olarak, sonrasında eşi olarak yazdığı mektuplarındaki gibi. Sabahattin Ali’nin bu kitabında; neler yaşadığını, hangi sıkıntılarla baş başa kalmak zorunda kaldığını, nasıl maddi zorluklar yaşadığını hüzünlü gözlerle öğreniyoruz. Gurbetlikler, hasretlikler, eşine ve kızına duyduğu özlemler, davalar, yargılamalar, mahkemeler, cezaevleri, ev masrafları, askerdeyken diyar diyar gezmeler, yaşanılan maddi sıkıntılar... hepsini öğreniyoruz. Sabahattin Ali’nin, 41 yıllık, çilelerle geçen, kısa ama dopdolu hayat serüveninin adeta özeti niteliğinde bir kitap çıkıyor
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,6bin okunma
Puan vermedi
Protagoras yahut erdem üzerine; Sokratesçi bir sorunun yanıtı nedir ve Platon cevabın neresinde durur? • Başlangıçta “Zeus adına yemin ederim ki ona para verirsen bilgisini seninle paylaşacaktır. Böylece sen de bilge olursun.” (age s.27) Sokrates’in Hippokrates’e yönelttiği bu ifadede onun ince alaycılığını iki yönlü biçimde buluruz. Bilgeyle de bilgiye sahip olmak isteyenle de alay eder ancak bu örtük kalır şimdilik, henüz bilgenin ne söylediğinden yahut bilgiye sahip olmak isteyenin neyi edinebileceğinden haberdar değiliz. Ancak burada vurgunun bir bilgenin bir başkasını da bilge yapabilmesi üzerine olduğunu düşünürsek, bunun ne derece kolaylıkla olabileceği ifade edildiğinde (onu dinlemek yeterli gibi) aşikâr olanın göz ardı edildiğini, bilgelik bu kadar yücelik atfedilen bir sıfat iken ona ulaşmanın bu derece kolay oluşundaki tezatlığa dikkat çekilmektedir. Aşikâr olan ise, madem bilgelik yücedir öyleyse nasıl bu kadar kolaydır ve kolay olandan neden aynı derecede kolaylıkla mahrum kalınır sorusu üzerinden şekillendirilebilir. İkinci yüzde ise Sokratesçi paradoksu sergileyen ironik durum yatmaktadır; tüm bunlar para karşılığında yapılır. Sen de para olduğunda bilge olmak için gerekli tüm olanaklar hazır ve nazır biçimde mevcuttur, öyleyse parayı ver bilge ol. İlk yüzde görünen kolay bilgeliğin yüzünü teşhir etmektedir burada, para ile bilgelik arasında doğrudan ilişki kurarak aslolanın paranın mı bilginin mi el değiştirmesi olduğunu işaret eder bir bakıma. Bu işaret bu biçimde bilgeliği yere çalacağının işaretlerini de verirken, bilgeliği saf tanımına doğru yönlendirmenin de işaretlerini taşımaktadır. O hâlde kimdir bu bilge? Sofist olduğu için para verdiğimiz bu adam kim? Onun evine gittiğimizde biz ne olacağız? Hangi sanatın öğretmeni? Paraya tekabül eden
ProtagorasPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2014875 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·304 syf.··
2019 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2019 22:48
| Eğer mutlu olmak istiyorsan, onu bir hedefe bağla, insanlara veya şeylere değil. Mutlu ve mutsuz insanları birbirinden ayıran bir diğer kişilik özelliği ise “duygusal denge”. Mutlu insanların en belirgin özelliği , “dışadönüklük”. İyi yaşam bir süreçtir, bir oluş değil.İyi yaşam bir yöndür, bir varış noktası değil. |Dç. Dr. Selda Koydemir & |Dr.Gökçe Bulgan *** Aranılan mutluluk; aslında,eşyalarda, insanlarda, ya da başka şeylerde değil. Mutluluk içimizde.İnsan mutlu olmak isterse, kendisi için çok güzel ve geçerli sebepler bulabilir. Evet bir şeyler yapmak için para gereklidir, fakat ihtiyaç durumu gittiğinde, ya da parayla alınamayacak bir şey ile karşı karşıya kalındığında, en önemli şeyin içimizdeki huzur olduğunu, onun da bizim öz benliğimizle alakalı olduğunu anlıyoruz. Aslında, aldığımız şeyler, yaptığımız işler, mutlu olduğumuzda keyif veriyor.Mutlu iken, koca dünyayı değiştirecek gücü hissediyoruz kendimizde.Fakat mutlu değilsek, ufacık bir eşyayı bile, kaldırıp kenara koyacak halimiz olmuyor.İsteksiz, sanki hayatımızın son günü imiş gibi bakıyoruz yaşadığımız âna, ya da güne. Hiç bir şey tebessüm etmek için engel değildir. Bu konu da bazı güzel sözleri olan yazarlar şöyle diyorlar; Gülmek için mutlu olmayı beklemeyin,belki de gülmeden ölürsünüz. |Victor Hugo Mutlu olmak için neden bekleme.Sen mutlu ol , nedenlerin sana nasıl hızla geldiğini göreceksin. |Osho Yani sözün özü, hayata biraz dikkatli bakınca , mutlu olmak için de çok sebep var.Eğer tersinden bakarsak, zaten aldığımız nefes, yaşadığımız hayat dahî ağır gelecektir. Mutluluk sağda, solda DEĞİL... Mutluluk kendimizde.. Mutlu olmasanız bile, içten bir tebessüm edin. Değişimi sizlerde farkedeceksiniz. Mutluluk dolu okumalar.. |Aişe
Mutluluk 2.0Selda Koydemir · Elma Yayınevi · 201774 okunma
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2019 17:28
Zinhar zulmetmeyesin,kul hakkına girmeyesin.Gemin hiç batmasın.Lakin bunun için dikkatli ol.Ben inanıyorum ki bir devletin çöküşü ulemasının yahut şeyhlerinin yoldan sapmasıyla olur.Ulema yahut şeyhlerin hırslarına yenik düştüklerini görürsen derhal tedbir neyse yap.Aksi takdirde hırsın sonu devlete de sahip olasıya kadar uzanacak ve ilim de iman da dünya nimetine feda olacaktır.Unutma ey sultan kişiler,zaman ve mekan değişir ama hikaye hep aynı kalır
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,4bin okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
. İlk defa Dursun Gürlekin kitabını okumak nasip oldu. Kendisi Osmanlı ve kültür tarihçisi. Normalde tarih kitaplarını sıkıcı bulurum fakat bunu çok beğendim! Anlatımı, örnekler çok hoş..🧡 Sadece son 50-60 yıldan ibaret olmayan Mükemmel tarihimiz gözler önüne serilmiş. Ve tekrar anladım bizim bir mazimiz var. Derin ve anlamlı. Bir bakıvermeli.. Okurken ne güzel günlermiş dedim, ne zarif, ne ince fikirli insanlar Türlü türlü vakıf kuran, kanadı veya ayağı kırık leyleklere dahi vakıf kuran Osmanlının hassasiyetini tartışmamıza gerek yok sanırsam? :) Ya hu ‘Yolda tükürenlerin balgamlarının üstüne kül dökme vakfı’ bile kurmuşlar zamanında. Ya da kitapların telif ücretini, kitabı okurken dökülen gözyaşlarına göre hesaplıyan kütüphaneler varmış.. Hertürlü yazıya, dili ne olursa olsun, hürmet edilirmiş. Asla basılmaz, oturulmazmış.. Osmanlı zamanında zâtın biri kapı eşiğine rahatca geçilsin diye, Romence yazı bulunan gazyağı kapağı koymuş. Biri bu günahtır deyince, ‘Olsun İslâm yazısı değil’ demeye kalmadan; -A Molla! Müslümanın da gâvurun da yazısı vardır, ama yazının Müslümanı, gâvuru olur mu? Biriyle görülen iş, diğeriyle de görülmüyor mu? Elverir ki kötü yerde batılda kullanılmamış olsun; hayra yarayan, hakka hâdim olan her yazıya saygı lazım. Allah “Nûn. Ve’l-Kalemi vemâ yestirûn” ayetinde yazılara ve yazanlara boşuna mı kasem buyurdu sanıyorsun? Aman dikkatli ol yavrum, demiş ve o tahtayı kaldırtmış. İşte dini ve imanı sağlam olanların işleri böyle olur.” Velhasıl kelam daha nice örnek alınası kısa hikayeler var, okumanızı tavsiye ederim🧡
Maziye Bir BakıverDursun Gürlek · Timaş Yayınları · 2017161 okunma
10/10
·2142 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
EĞER DEĞER GÖRÜRSENİZ İSTEDİĞİNİZ ZAMAN,İSTEDİĞİNİZ YERDE BU YAZIYI KULLANABİLİRSİNİZ.PAYLAŞIN ARKADAŞLAR,İSTEDİĞİNİZ YERDE PAYLAŞIN Kİ BU KİTABI OKUSUN HERKES,EKSİK KALMASIN HİÇKİMSE.ADIMI KULLANMANIZA DA GEREK YOK.SAYGILAR... “Önce içindeki, yüreğindeki zinciri kopar, başkaldır. Sonra dünyanın bütün zincirlerini kır, tekmil kötülüklere başkaldır, iyilik getir. Getirdiğin iyilikler de, belki bir gün insanlar için kötülük olur, kendi iyiliğine de başkaldır. Eeeeey, insanoğlu, sen solucan, sen karınca, sen böcek değilsin. Allah seni bir tek şey, bir tek, bir tek şey için yarattı, başkaldırman için yarattı. Allah sana büyük bir hazinesini, tek kıymetli varlığını armağan etti, yüreğindeki umudu verdi sana… Başkaldırman için umuttan daha değerli bir şey, bir silah veremezdi sana. Onun verdiği umutla, sen eğer başkaldırmayı öğrenseydin, ölümü bile yenerdin.” Umudunuz hiç bitmesin,yitmesin...Her ne olursa olsun umut etmeye devam edin.Başınızda hiç eğilmesin...Okuyan arkadaşlar,hepinize teşekkürler,sevgiler saygılar,keyifli okumalar... Bu yazı Yaşar Kemal ve İnce Memed'in hakettikleri bir yazı olmadı,olamaz da,zaten dünya üzerinde ''benim'' diyen hiç kimse bunlara hakettikleri bir yazı yazamaz.Elimden geldiğince çizdim bir şeyler,aslında ben de yapmadım bunu ben sadece kalemi tuttum,kalem kendisi gitti kağıdın üzerinde...Kalem ve kağıt bile o kadar özlemiş ve istemiş ki Yaşar Kemal ve İnce Memed hakkında iki kelam yazmayı...Yaşar Babam Huzur İçinde Uyu,Ardında Bıraktıklarına Değer Biçilemez! ------------------------------ “Uğraşmak haktır” ------------------------------ İNCE MEMED BİR ROMAN DEĞİL BİR BAŞKALDIRI ŞİİRİDİR...PROLETER DESTANIDIR...EDEBİYAT ve İNSANLIĞA SUNULMUŞ EN BÜYÜK HİZMETLERDEN BİRİDİR... Aşksız ve paramparçaydı yaşam bir inancın yüceliğinde buldum
İnce MemedYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20182,259 okunma