* Amel ve ibadetten uzak bir îmânın ve sadece dil ile «inandım» demenin, insanı kurtarmaya yetmeyeceği aşikardır."
[Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
"İnsanlar imtihandan geçirilmeden, sadece «Îmân ettik» demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? Andolsun ki Biz, onlardan evvelkileri de imtihan ettik. Elbette Allah, sâdık olanları da yalancıları da ortaya çıkaracaktır." (el-Ankebût, 2-3)]
Son sözümüzde ise Rabbimize layıkıyla bir kul olabilmek için şöyle bir niyazda bulunalım: Allah'ım! Sadece ve sadece şerefi ve izzeti, hürriyeti ve özgürlüğü, saâdeti ve mutluluğu sana kullukta biliyoruz. Bunu bizlerin anlayışlarına nakşeyle. Noksanlarımıza, eksiklerimize, kusurlarımıza rağmen bizi kendine kul kabul eyle ya Rabbi! Abdullah kabul eyle ya Rabbi! Abdullah olmayı hiçbir zaman hayatımızdan çıkarma
Allah'ım! Abdullah olmanın en önemli esası olan iman ve ondan sonraki en büyük hakikat olan namazı hayatımızın esası kıl ya Rabbi! Çocuklarımıza namazı, tesettürü, imanı, Kur'ân'ı, Efendimiz'i (sas), sahâbeyi sevdir. "La ilahe illallah Muhammedun resûlullah" cümlesini sadece dil ile değil bu Kelime-i Tayyibe'yi hayatımızla, yüreğimizle, hücrelerimizle söyleyip gereğini yerine getirebilmeyi bizlere nasip ve müyesser eyle ya Rabbi!
Îman, dil ile ikrâr, kalp ile tasdiktir. Dil ile ikrâr olduğu hâlde kalp ile tasdik olmaz, sadece zihinle tasdik seviyesinde kalıp davranışlara aksetmezse, hiçbir kıymeti kalmaz. Cenab-ı Hak, mânevî bilgileri sadece zihninde taşıyan kişileri, kitap yüklü merkeplere benzetmektedir.
Sayfa 63 - Erkam Yayınları, İstanbul 1434 / 2012·Kitabı okudu
İnsan göz, kulak, dil, el, ayak, kalp ve diğer uzuvlarından, ilmi ile amel edip etmediğinden, malını nereden kazanıp nereye harcadığından sorgulanacaktır.
Peki, ne olacak kafamızın içindeki dünya ile yaşadığımız dünya arasındaki bütün o uçurumlar? Ne kadar büyük olursa olsun, iman ile inkâr arasındaki uçurum kadar büyük olamaz o uçurumlar. Eğer inkârdan imana bir adımla geçilebiliyorsa; dışımızın içimize yabancılığı da bir adımla kapanır elbet. Ve evet; kendimizi kandırmaya yarayan bütün o cafcaflı yalanlar da anında biter o bir tek samimi adımla.