Dila

Dila
Uludağ Üniversitesi
istanbul
istanbul
230 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
çevirmen burada “fetih” değil “işgal” aözcüğünü kullanmalıydı.
(bir sadistin gözünde adam öldürmek, öldürenin üstünlüğünü kanıtlar.) Bununla birlikte narsist bir üstünlük duygusu içinde olan topluluğun karşısında narsist doygunluğun nesnesi olarak kullanılacak küçük, çaresiz bir azınlık yoksa topluluğun narsisizmi kolaylıkla askeri fetihlere kayacaktır;
Sayfa 85 - payel yayınları·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bireysel ve toplumsal narsisizm
Bilim hiç beklenmedik bir biçimde Narsisizme yepyeni bir nesne yaratmıştır — teknik. İnsanın daha önce akla bile gelmeyen şeyleri yaratmaktan, radyoyu, televizyonu, atom gücünü, uzay yolculuğunu bulmaktan, dünyayı tümüyle yok edebilecek bir güç geliştirmekten duyduğu narsist kıvanç ona kendi kendini büyük görmesine neden olacak yepyeni bir nesne kazandırmıştır.
Sayfa 83 - payel yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Bir insanın olabileceği ya da başarabileceği en iyi ve en büyük şeyin kaynağı insanın kendisidir. Bu ne kadar böyle ise de bir insan, mutluluğun kaynaklarını ne kadar kendisinde buluyorsa , o kadar daha fazla mutlu olacaktır. Dolayısıyla büyük bir hakikatle Aristoteles "Mutlu olmak kendi kendine yeter olmak demektir" der. Çünkü mutluluğun diğer bütün kaynakları doğaları bakımındanen güvenilmez, kuşkulu, sallantılı, kısa ömürlü ve şansın elinde oyuncaktırlar; hatta en uygun koşullar altında bile kolaylıkla tükenebilirler; o kadar ki bu kaçınılmazdır, çünkü her zaman insanın erişim alanı içinde değillerdir. Ve yaşlılıkta, mutluluğun sözü edilen bu kaynaklan kaçınılmaz olarak kurur; aşk bizi o zaman terk eder ve nükte, seyahat arzusu, atlardan hoşlanma, toplumsal münasebetlere eğilim, dostlar ve akrabalar da ölümle elimizden alınır. O vakit bir insan her zamankinden daha fazla, kendisinde sahip olduğu şeye bağımlı hale gelir; çünkü ona en uzun bağlı kalacak, onu terk etmeyecek olan budur; ve hayatın herhangi bir döneminde mutluluğun tek hakiki ve uzun ömürlü kaynağıdır.
Sayfa 13 - pdf·Kitabı okudu
Kavga, insanla kader arasında değil artık, insanla kelime arasında. Rüyaları o bayraklaştırıyor. Yığınlar onun için yaşıyor, onun için dövüşüyor, onun için ölüyorlar. Mukaddeslerin rengine bürünen bir bukalemun kelime, semavî kitapların şeytanı. Ve en tehlikelileri, toprağımızda doğmayanlar.
Sayfa 79 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Düşünce
çağdaş sanayi toplumunun bu en belirgin özellikleri —anlıksallaştırma, sayılaştırma, soyutlaştırma, örgütleştirme ve nesneleştirme— nesnelere değil de insanlara uygulandığında artık yaşamın değil mekaniğin ilkeleri olup çıkar. Bu tür bir düzen içinde yaşayan insanlar yaşamı umursamaz olur, giderek ölüme çekilirler. Ama bunun farkında değildirler. Heyecanın verdiği titremeleri yaşamın coşkuları sanır, sahiboldukları, kullandıkları şeyler ne denli çoksa kendilerini o denli canlı sayarlar.
Sayfa 55 - payel yayınları·Kitabı okudu