Katıksız ölümsever delidir, katıksız yaşamseverse aziz. İnsanların çoğunda ölümseverlik ve yaşamseverlik eğilimlerinin özel bir karışımı görülür; önemli olan bu iki eğilimden hangisinin ağır bastığıdır. Ölümseverlik eğilimi ağır basan kişiler içlerindeki yaşamsever yanı yavaş yavaş öldürürler; çoğunlukla ölümü sevme eğilimlerinin farkında bile değildirler, yürekleri katılaşır; öyle davranırlar ki ölüm sevgisi yaşadıkları şeylere karşı gösterebilecekleri en mantıksal, en akılsal tepkiymiş gibi görünür. Öte yandan içlerinde yaşam sevgisi ağır basanlar "ölüm gölgesinin dolaştığı vadi" ye ne denli yakın olduklarını görünce sarsılacaklar, bu sarsıntıyla kendilerine geleceklerdir. Bu yüzden yalnızca bir insanın içindeki ölümseverlik eğiliminin ne denli güçlü olduğu değil o kişinin bu eğiliminin ne denli farkında olduğu da önemlidir. Ölüm ülkesinde yaşarken yaşam ülkesinde yaşadığına inanan kişi, geri dönme olanağı bulamadığından yaşam açısından yitiktir artık.