Dilem

Dilem
@dilemkaya
Kan seven vampir dışı varlık. instagram.com/dilemsphotographs
Edebiyat Dünyasının Çirkin Yüzü
Puan vermedi·303 syf.··
2025 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 22:23
Kitabı bitirdiğimde aklımdaki ilk düşünce, bu kitabın ne kadar rahatsız edici derecede 'gerçek' olduğuydu. Kitap, tek bir olay üzerine kurulu olduğu için inanılmaz akıcı. Okuması o kadar kolay ki reading slump dönemlerinde okunabilecek çerezlik bir kitap kategorisinde. Olaylar birbiri ardına geliyor ve bir bakmışsınız kitap bitmiş. Kitabın merkezinde iki yazar "arkadaş" var. Biri, edebiyat dünyasının dahi çocuğu, Asyalı-Amerikalı ve inanılmaz başarılı Athena Liu. Diğeri ise onun tam zıttı; vasatlığıyla boğuşan, kıskanç ve başarıyı bir türlü yakalayamayan beyaz yazar June Hayward. Tüm serüven, Athena'nın trajik ve absürt bir kaza sonucu ölmesiyle başlıyor. O gece Athena'nın evinde olan June, onun Çinli işçilerin hikayesini anlattığı bitmemiş başyapıt taslağını bulur ve bir anlık kararla çalar. İşte tüm kitap bu hırsızlığın etrafında dönüyor. Anlatım tarzı bence kitabın en vurucu yanı. Tüm hikayeyi hırsızlığı yapan June'un, yani birinci tekil şahsın ağzından okuyoruz. June o kadar "güvenilmez bir anlatıcı" ki, yaptığı hırsızlığı sürekli kendini haklı çıkaracak bahanelerle meşrulaştırmaya çalışıyor. Onun zihninin içinde olmak gerçekten sinir bozucu bir deneyim. Okurken hep şunu düşündüm: Bu olanlar kurgu olamayacak kadar gerçekçi. Yayıncılık dünyasının iç yüzü, o acımasız rekabet ve kültürel sömürü o kadar net anlatılmış ki... Bu tür intihallerin ve "ilham" adı altındaki hırsızlıkların yazarlık dünyasında muhtemelen gerçekten yaşandığını düşünüyorum. Sadece bir intihal hikayesi olduğu için değil, günümüzün başarı takıntısını, sosyal medyanın ikiyüzlülüğünü ve "kimin hikayesini kimin anlatabileceği" sorusunu yüzümüze çarptığı için okunmalı.
Alıntı
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
Mavi Mahir isimli okura yanıt verildi
Dilem
Evet, abartıldığı kadar iyi bir kitap değil ortalama bir kurgu yalnızca
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir Anarşist Nasıl Banker Olur?
Puan vermedi·56 syf.··
2025 26. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 00:02
Fernando Pessoa'nın "Anarşist Banker" kitabını gördüğümde dikkatimi çeken ilk şey, başlığındaki o oksijenle yakıtın birbirine karışması gibi duran oksimoronluk oldu. "Anarşist" ve "Banker"... Biri hiyerarşiyi ve devleti yıkmayı hedeflerken, diğeri kapitalist sistemin, yani kurulu düzenin ta kendisinin mabedidir. Bu zıtlık, beni en başından itibaren içine çekti ve kitabı okumaya mecbur bıraktı. Pessoa, bu kısacık ama sarsıcı eserde, bir akşam yemeği sohbetinde karşılıklı oturan iki dostun diyalogunu (daha çok bankerin uzun monoloğunu) bize sunuyor. Karşımızdaki karakter, muazzam bir servet edinmiş bir banker, ama ısrarla kendini hâlâ bir anarşist olarak tanımlıyor. İşte kitabın dehası tam da burada başlıyor. Hepimizin aklındaki o büyük soru, bankere de soruluyor: "Koskoca bir burjuva sisteminin tepesinde otururken, nasıl hâlâ o sistemi yıkmayı amaçlayan bir anarşist olabilirsin?" Bankerin cevabı ise, bütün "gerçek anarşist" kabul ettiğimiz o sendikacı, eylemci tiplerin mücadele yöntemlerini sorgulatan, kafa karıştırıcı bir mantık silsilesine dayanıyor. Bana göre o çelişkiyi çözen anahtar argümanı şuydu: Gerçek anarşizm, zorbalığın her türlüsünü ortadan kaldırmayı hedefler. O, başlangıçta örgütlenerek anarşist toplumu kurmaya çalışmış. Ancak görmüş ki, bir araya gelir gelmez, örgüt içinde yeni bir zorbalık, yeni bir hiyerarşi doğuyor! Bu kitabı okurken en sevdiğim kısım: Banker, anarşist ideali gerçekleştirmenin tek yolunun bireysel eylemden geçtiğini öne sürüyor. Kapitalist sistemin en büyük zorbalık aracı olan parayı (bankerlik yaparak), en üst düzeyde ele geçirip, kendini o zorbalıktan tamamen kurtararak bireysel özgürlüğünü (anarşizmini) ilan ediyor. Yani Bankerlik, Anarşist idealine ulaşmak için seçilmiş en etkin ve en mantıklı bireysel mücadele yöntemi haline
Alıntı
Anarşist BankerFernando Pessoa · Can Yayınları · 20202,004 okunma
YoungSpinoza isimli okura yanıt verildi
Dilem
Aynen öyle

Dilem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·158 syf.··
29 saatte okudu
·
2025 25. kitabı
Knut Hamsun
7.6/10 · 35,6bin okunma
Oğuz MERİÇ isimli okura yanıt verildi
Dilem
Teşekkürler, kitap bittikten sonra izlerim muhtemelen
Yas Günlüğü
9/10
·208 syf.··
2025 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 00:00
Ölüm... Herkesi korkutan, kimsenin konuşmak istemediği o kaçınılmaz konu. Özellikle de bir yakınınızı kaybettiyseniz, bu korku, günlük yaşamınızın sessiz bir uğultusu haline geliyor. Georgi Gospodinov’un anı-romanı Bahçıvan ve Ölüm, tam da bu uğultunun üzerine eğilen, babasının hastalık sürecini ve ardından gelen yası anlatan, içten ve güçlü bir metin. Kitabın konusu; bir evladın, babasının kaybını ve bu zorlu süreci adım adım kayda geçtiği bir günlükten ortaya çıkıyor. Gospodinov, ölümün kendisinden çok, geride kalanların hissettiği o keskin hüzne odaklanıyor. Babasının bahçıvan kimliği; toprakla, zamanla ve anıların kök salışıyla kurduğu alegorik bağlarla, esere sadece bir kayıp hikayesi değil, aynı zamanda varoluş üzerine derin bir düşünme boyutu katıyor. Dürüst olmak gerekirse, ani kayıplar bana uzun süreçlerden "daha iyi"ymiş gibi geliyor. Hastalıkla birlikte uzayan o ölüm süreci, insana daha çok acı veriyor. Sevdiğiniz birinin yavaş yavaş gözünüzün önünde eriyişini izlemek dayanılacak bir şey değil gibi gelse de, mecburen dayanıyorsunuz. Ama keşke onun iyi hali kalsa aklımda diyorsunuz. Keşke acı çeken gözleri değil, mutluluktan parlayan gözleri kalsa aklımda. Hastane odalarındaki anılar değil de, gidilen tatiller kalsa akılda. Ama hayat her zaman güzel anılardan oluşmuyor; ölüm, beraberinde o güzel anıları yavaş yavaş hafızadan silmeye başlıyor. Beynimiz bazen bu yönden bir cellat kadar acımasız; bize sormadan, iznimizi almadan siliyor bazı şeyleri. Hani derler ya, insan kokuyu hiç unutmazmış; bu doğru sanırım. Ama görüntü ve ses, ne kadar isteseniz de bir süre sonra silikleşip unutuluyor... İşte tam bu noktada, beynin o bencilce, hoyratça silme eylemine karşı elimizdeki tek güç ortaya çıkıyor: Yazmak. Anılarımızın, o değerli yüzlerin ve seslerin hafızanın
Alıntı
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Ferhat G. isimli okura yanıt verildi
Dilem
Rica ederim, şimdiden iyi okumalar dilerim
Bir şeyin gerçek anlamını ve değerini algılamak için en etkili yol onu kaybetmekti.
Sayfa 56 - Ortapia, 1. Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Sema Uslu isimli okura yanıt verildi
Dilem
Alıntıyı yazarken yanlış yazmışım teşekkür ederimm