Aslında Bel hiç de vesveseli ve keyifsiz değildi. Ama insan hep böyle gözlerini tavanın beyazlığına dikip sırtüstü yatmak zorundaysa sonunda aklına olabilecek her şey geliyor ve üstünde düşünüyordu.
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"... Ben belki herkesten daha çok yaşamaktan zevk duyabilirim. Hatta daha ileri giderek diyeceğim ki içersi benim kadar hayat dolu pek az insan vardır, fakat her şeyin fazlası gayri tabii neticeler verir. Ben o kadar çok, o kadar başka, o kadar mütenevni yaşamak istiyorum ki, bu arzu beni diğer yaşayanlardan ayırarak hayatımı, beni canımdan bezdiren hadiselerle dolduruyor ve ben yaşamamayı istiyorum... "
Bir köşede yorgunluktan yığılıp ölüme terk edilen yılkı atları gibiydi. Altmış yıl çalışmıştı, madem yer işgal etmekten ve insanları rahatsız etmekten başka bir işe yaradığı yoktu, artık göçüp gidebilirdi.