Din kurucuları ve filozoflar dünyaya onun bu uyuşukluğunu sarsmak ve ona varoluşun yüksek anlamını göstermek için gelirler; filozoflar özgürlüğü­ne kavuşmuş olan azınlık için, din kurucuları çoğunluk, insanlığın büyük bölümü için.
Sayfa 62·Kitabı okuyor
"Biz pergel gibiyiz. Bir ayağımız din üzerinde sağlamca durur, öteki ayağımız 72 milleti dolaşır."
Hz.Mevlana·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Müslüman bir millet, gayri müslim bir devletin emrine giremez! Müslümanın malına, canına, dostuna, toprağına yapılan her tecavüz, en şiddetli şekilde karşılanır ve bütün Müslümanlar Allah rızası için seferber olur.
Sayfa 259·Kitabı okuyor
Din
İnsan inancını değil inancına sadakatini kaybettiğinde yenilir
"Kadim dünyada din kişisel bir sorun değildi. Tanrılar bir kent için oldukça önemliydi ve ihmal edildikleri takdirde, koruyuculuklarından vazgeçeceklerine inanılmaktaydı...."
Müellifin Önsözü
Müslümanlar için her hususta bilgi sahibi olmak bir vazifedir. Din hususunda bilgi ise "İlmihal" adını alarak en birinci vazifeyi teşkil eder. Her Müslüman için yapılması gerekli en büyük bir vazifedir ki, mensup olduğu mukaddes İslam dini hakkında kâfi derecede bilgi sahibi olsun, bu bilgisine göre dini vazifelerini yapsın, dini hayatını tanzim etsin. Zaten bütün insanlığın bir manevi ruhu mesabesinde olan dinden, din bilgisinden hiçbir kimse ihtiyaçsız kalamaz. En eski zamanlardan beri gerek ilkel kavimlerden ve gerek medeni ve ileri seviyedeki milletlerden hiçbiri yoktur ki dine bağlı bulunmuş olmasın. İnsanların hakiki rahatları, saadetleri ilahi bir din sayesinde gerçekleşip ortaya çıkar, düşünceli şahsiyetlerin ruhları, vicdanları ancak böyle bir din sayesinde huzursuzluktan kurtulur, sükunet bulur. Beşeriyetin yaratılışındaki yüksek gaye, ancak böyle bir dine sarılmakla meydana gelir. O halde uyanık bir ruha, temiz bir vicdana sahip olan hangi insandır ki, kendisini böyle hakiki bir dine ihtiyaçtan beri görebilsin? Kendi şahsiyetini, istikbalini, saadetini korumak isteyen hangi bir insandır ki, böyle yüce bir dinin itikada, temizliğe, ibadete, helal ve harama, ahlaka dair olan kutsal hükümleri hakkında muhtaç olduğu bilgileri elde etmek istemesin? O mübarek dinin ortaya çıkmasına, yükselmesine, her tarafa yayılmasına, kısacası feyizli tarihine åit bir şeyler öğrenip bellemek arzusunda bulunmasın? Hiç şüphe yok ki kendi varlıklarını kaybetmeyen uyanık fertler, cemiyetler öteden beri bu ihtiyacı, bu arzuyu kendi ruhlarında duymuş, dini eserleri aramaya, bunları bulup okumaya lüzum görmüşlerdir. İnsanların bu yaratılışlarındaki meyillerinden, bu ruhi ihtiyaçlarından dolayıdır ki, her asırda din alimleri tarafından binlerce dini eserler yazılmıştır. Ancak her
Kitap Alıntısı
Allah'ın dini her asra hitap ediyordu,her zaman kurtarıcıydı.
Sayfa 257·Kitabı okuyor
Din