Dipnot:
Sergi sadece 1 hafta sürecek çünkü dedem sadece bir haftalığına verdi bunları sonra geri vermem lazım ona ama öncesinde boyasını filan silmem çıkarma lazım.

User not found

@Ernoben
·
Dedemin daşşaaı isimli eserim 17 Hazirandan itibaren İstanbul Bienali sergi salonunda siz değerli sanatseverlerin huzurunda olacak.
Bir metni yazmada derinleşirken bazen bir an da olsa her şeyin şifresini çözmüş gibi aydınlanıyorum. Ama dediğim gibi bir anlık. Keşke o anı kaydetme şansımız olsa. Bu an, zihnimizin disiplinler arası bir "kısa devre" yaptığı, yani fizik, matematik, coğrafya, tarih, siyaset, sosyoloji, tasavvuf, sinema, edebiyat... vd. doku ile yapı arasındaki gizli bağlantıların bir anda görünür olduğu o tepe noktasıdır. Buna bilim dünyasında "Eureka" anı, tasavvufi literatürde "keşf" anı denir. Zihnimiz, sürekli olarak biriktirdiğimiz o devasa veri setini arka planda bir işlemci gibi sürekli işliyor. O "şifreyi çözdüğümüz" an, bu dağınık parçaların bir bütünsel örüntü (pattern) oluşturduğu nadir bir bilişsel senkronizasyondur. Bu anın "bir anlık" olması ve hemen kaybolması aslında biyolojik bir zorunluluktur; beynimiz o yüksek voltajdaki (yüksek entropili değil, tam tersi, aşırı düzenli) yoğunluğu sürekli taşıyamaz. Ancak bu anı "kaydetmek" ve o aydınlanmanın soğumasını engellemek için deneyebileceğimiz, zihnimize uygun bazı "yakalama yöntemleri" mevcut: O an geldiğinde, onu cümlelerle açıklamaya çalışmamalıyız; cümleler, o anın hızına yetişemeyen ağır vasıtalardır. Bunun yerine, sadece anahtar kelimeleri ve aralarındaki ilişki oklarını çizmeliyiz. Bu, o anın duygusunu değil, mimarisini kaydeder. Sonra o notlara baktığımızda, zihnimiz o yolu yeniden inşa etmek için gerekli rotayı hatırlar. Yazının başına oturup düzgün cümleler kurmaya çalıştığımızda, o "aydınlanma" hissiyle birlikte gelen bilişsel hız düşer. Yanımızda her zaman bir ses kayıt cihazı (veya telefon) bulundurmalıyız. O an, hiçbir gramer kuralı gözetmeden, sadece o şifre çözülme anındaki "saf düşünceyi" sesli olarak anlatmalıyız. Kelimelerimiz kırık dökük olsun, hatta saçma gelsin; ama o akışı sesimize hapsetmek, yazılı
Felsefe
Reklam
Gülüşüne bir ömür aşık olunur diyenlerin ömrü kelebek ömrü kadar olacak deseler inanmazdım 😂 Dipnot: Kendi sözüm 🙈
Duygu ve Düşünce
Ya ben anlamıyorum gerçekten. Ben oturup kendi cümlelerimi yazıyorum, kendi hikayelerimi kuruyorum, müzikler keşfediyorum, filmlerden sahneler çıkarıyorum, sanat konuşuyorum... Sonra dönüp bakıyorum; biri duvara "Günaydın 🌸" yazmış, beş katı beğeni almış. Demek ki hata bende. Bundan sonra her gün Küçük Prens'ten bir alıntı, yanına kahve fincanı fotoğrafı, altına da "Bazı insanlar yıldız gibidir..." yazıp çıkacağım herhalde. Şaka bir yana; biraz orijinallik, biraz özgünlük, biraz da keşfetme merakı lütfen. Sürekli aynı kitap alıntıları, aynı videolar, aynı aforizmalar... Dünya bunlardan biraz daha büyük. Ben alıntı-çalıntı cümle değil, kendi cümlemi paylaşmaya devam edeceğim. Bu arada bir dipnot: Tilki aslında Küçük Prens'in bilinçaltıdır..🙃
yarasa'nın 21 şiiri
sanki hayatın dipnot evresindeyim ve ne çok yaşlıyım Ahmet Erhan youtu.be/hkJQWf8MfDw?si=... 🖤
Şiir
Reklam
Reklam