Sensiz bir yazıda okunamayacak kadar küçük harflerle dizilmiş bir dipnot olduğumu düşünüyorum bazen...
Sayfa 302 - Kırmızı Kedi
Edebiyat
Yüzbaşı Selahattin her kitapta ama adını bilmeyen milyonlar var..
Az sayıda belge ve dipnot da Albay Bekir Sami Bey'in oğlu Ali Doğan Günsav'dan aldığım özel dosyadan, kumandanın en yakın mesai arkadaşları olan 56. Tümen Kumandanı yaveri Yüzbaşı Selahattin Bey'e ait olup...
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sensiz bir yazıda okunamayacak kadar küçük harflerle dizilmiş bir dipnot olduğumu düşünüyorum bazan
Sayfa 302·Kitabı okuyor
Şiir
Dipnot.
Baktığınız benim, ama gördüğünüz kendinizsiniz.
Varoluşun en temel sorusunu soramayan ruh, bocalar. Ben neyin hikayesiiyim? Demeyen, kendi kalemini bırakır başkalarına; Öykünün yabancısı olur. Başkalarının sözlüğü ile adını koyan, kendi dilini unutur. Ne uğruna yaşanır?, Hangi amaç uğruna direnilir? Sorularını çözemeyen, başkalarının hikayesinde sönük bir dipnot olarak kalır. 
Sayfa 148·Kitabı okudu
Arthur Schopenhauer
Schopenhauer daha sonra uzun bir dipnot ekler: Hiçbir kilise Anglikan Kilisesi kadar aydınlığı karartmamıştır, çünkü nihayetinde hiçbirinin böylesi paraya yönelik ilgileri yoktur; gelirleri hemen hemen beş milyon pound sterlindir ki bu her iki yarım kürede tüm Hıristiyan ruhban sınıfının sahip olduğundan 40 bin pound daha fazladır. Öte yandan, başka hiçbir ulus İngilizlerde olduğu kadar kör bir inanç tarafından metodolojik olarak düşünemez hale getirilememiştir; bunu görmek acı vericidir çünkü aslında onlar hepsinden daha zekidirler. Bütün bu kötülüğün kökü, bir eğitim bakanlığına sahip olmayışlarında yatar, böylece bütün eğitim ruhban sınıfının eline kalmıştır. Rahipler de bu konuyla öyle iyi ilgilenmişlerdir ki, ulusun üçte ikisi okuma yazmayı bile bilmemektedir, hatta en aptalca önyargılarla doğa bilimlerine karşı ciyaklamaya cüret ederler. O halde İngiltere'ye liberal zihniyeti, aydınlığı ve bilimi mümkün olan her yolla sokmak bir insanlık ödevidir; böylece rahiplerin bu işlevleri ellerinden alınmış olur. Kıta Avrupası'na gelen İngiliz eğitimciler Sebt günü hakkında Yahudi inançlarını ve öbür türlü bağnazlıkları sergilediklerinde, sağduyudan utanma içine girene kadar onlarla ağır dalga geçilmeli, çünkü böylesi inanç ve bağnazlıklar Avrupa için birer skandaldır ve hoş görülemez. Sıradan gündelik hayat sırasında bile İngiliz Kilisesi'nin batıl inançlarına göz yummamalıyız, aksine bu batıl inançlar ne zaman görünseler onlara en sert ve katı tepkilerimizi göstermeliyiz. Anglikan ruhban sınıfı kadar kendini beğenmiş kimse yoktur, o halde kıtaya geldiklerinde aşağılanmaktan acı çekmeliler, belki o aşağılanmadan biraz da kendi evlerine götürürler, çünkü oradaki eksikleri bu. Bugün bile Anglikan ruhbanların ve onların köleye benzer takipçilerinin kabalıkları inanılmaz
Biyografi