Puan vermedi·272 syf.··
2026 290. kitabı
Mary Shelley, Frankenstein ya da Modern Prometheus adlı bu gotik bilimkurgu şaheserinde, hırslı bir bilim insanı olan Victor Frankenstein'ın cansız maddelerden bir canlı yaratması ve ardından bu yaratığın kontrolünü kaybederek kendi felaketini hazırlamasını konu alır. Yazar; insanın Tanrı rolüne soyunmasının sınırlarını, yaratıcısı tarafından terk edilen "canavarın" yaşadığı derin yalnızlık ve dışlanmışlık hissinin nasıl yıkıcı bir intikam öfkesine dönüştüğünü, sorumluluk ve ahlak kavramları ekseninde sarsıcı bir dille işler.
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
7/10
·245 syf.··
2026 8. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 17:34
Kitabı yazımı açısından çok sevdim ama kitap boyunca Victor Frankenstein’dan çok nefret ettim. Kendi doyurulmaz egosu ve kibiri yüzünden bir yaratık meydana getirmişti. Ve onu sonsuz acıya hapsetmişti. Sonrasında kendi bile o yaratıktan yüz çevirdi. Ve yaratık tek tek sevdiklerini öldürürken, Elizabeth’i öldüreceğini bildiği halde yaratığı aktif şekilde durdurmak yerine kaçtı. Kendi ailesini de kendi elleriyle yok etmiş oldu. Sanırım insanın dizginlenmeyen aşırı duygularının sonucunun ne hale geldiğini anca böyle anlatılabilirdi. Mary Shelley Frankenstein ya da Modern Prometheus
Edebiyat
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
Reklam
Uzun bir özet
7/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 10:33
Koreli bir ailenin 4 kuşak boyunca yaşadığı olayların hikayesiydi Paçinko. 1910-1989 yılları arasında Kore halkın yaşadıklarına şahit olmak da çok ilginçti.Tüm dünya da buhran dönemi var.Açlık ve sefalet çok büyük. Hikayemiz Hoonie ile başlıyor. Kore de küçük bir Adada yaşıyor.Hoonie sakat ama çok çalışkan biri;ailesiyle bir pansiyon işletiyor.Yangjin ile evleniyor ve Sunja adında bir kızları oluyor. Ve Sunja büyüdüğünde zengin bir yabancıya aşık olur ve ondan çok etkilenir hamile kalır. Adam evlidir ve Sunja bu evlilik dışı bebeği korumak için genç ve hasta bir din adamıyla evlenme teklifini kabul eder. Çok zorlu yıllar başlar. Sunja evlendiği İsak ile birlikte Osaka'ya yani Japonya 'ya göç etmiştir. Ve Japonya Koreyi topraklarına katmıştır.Bu işgal Sunja Adada yaşarken de vardı ama Osaka da koreli olarak yaşamak daha çok zordu. Dışlanma,hor görülme,çalışmanın karşılığını alamama,adaletin işlemeyişi vardı. Adalet koreli olunca duruyordu. Sunja iki oğluyla birlikte Osaka da yaşadıklarını uzun hikayesi devam ediyor. Amerikanın Japonya ya saldırmasına da şahitlik ettim hikaye de.Sunja ailesiyle bu sırada ilk oğlunun babası sayesinde bir çiftlikte korundu . Oğullarının adı Noa ve Mazasu. Noa Tokyo da üniversite okudu. Noa Japon olmak istiyor. Noa sonra Paçinko (oyunların oynandığı bir salon)salonu açıyor. 4 çocuğu var. İntihar etti. Mazasu da Paçinko salonu açtı. Paçinko salonunu Mazasu'nun oğlu da(solomon)işletiyor. Bu ailenin üniversite okuyan çocukları da okumayan çocukları da Paçinko salonu işletiyor. Her Koreli de mazlum değil bazı Koreliler de Japonlara kötü davranıyor. Her Japon da kötü değil iyi japonlar da var. Hep annemin dediği gibi her memleketin iyisi de var kötüsü de var.
PaçinkoMin Jin Lee · Epsilon Yayınevi · 2024547 okunma
Puan vermedi·436 syf.··
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:23
Merhaba Sevgili Kitapsever Dostlarım, bugün sizlere The Kitap Yayınları 'ndan yine çok güzel bir kitap olan Yağmurun Elli Adı'nı anlatacağım. Kitabın konusu: Sekiz yaşında annesi tarafından terk edilen Noriko'nun hayatı, büyükannesinin evinin çatı katında adeta bir tutsaklık içinde geçer. Varlıklı ve saygın bir ailenin saklanması gereken sırrı olarak görülür çünkü annesi onu gayrimeşru olarak dünyaya getirmiştir. Küçük kız, sevgiye ve özgürlüğe hasret büyür. Her şey, üvey ağabeyi Akira'nın hayatına girmesiyle değişir. Akira ile de görüşmesi yasaktır ama bu kardeş sevgisine engel olamazlar. Noriko ilk kez kendisini gören, koruyan ve seven birini bulur. Ancak kader onları acımasızca ayırır ve yeniden kavuşabilmek için yıllarca mücadele etmeleri gerekir. Aile baskısı, dışlanma, önyargılar, yalnızlık ve özgürlük özlemi... Noriko'nun hikâyesi hepimizin kalbini acıtacak ve kadın olmanın zorluklarıyla bir kez daha karşı karşıya kalacağız. "Bir insan, sırf var olduğu için cezalandırılabilir mi?" The Kitap Yayınları
Yağmurun Elli AdıAsha Lemmie · The Kitap · 202485 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 13. kitabı
!!!!!!!!!!OKUMAYANLAR İÇİN OKUMA KEYFİNİ DÜŞÜRECEK BİLGİLER İÇERİR!!!!!!! Topluma yabancı olan karakter YOZO... Açlığın ne anlama geldiğini biyolojik düzeyde kavrayamayan, toplumda gizlenmek ve zarar görmemek için insanları güldürme zorunluluğu hisseden, kendisini yavaş yavaş eksantrik bir soytarı olarak tanımlayan karakterimiz. Etrafında dışlanmışın hakikatini temsilen Takeiçi ve normalin ikiyüzlülüğünü temsilen Horiki yer alıyor. Fiziksel ve sosyal olarak zayıf olan Takeiçi, okulun dışlanmışı, Yozo' nur soytarı maskesini görebilen tek kişidir. Toplumun kabul ettiği uyumlu, kibirli, bencil ve içten çürümüş Horiki ise Yozo'yu kendi eğlencesi için tüketmiştir. Toplumun, gerçeği açıkça gören ve yansıtanları (Takeiçi) dışlayıp; rol yapan, bencil ve ikiyüzlüleri (Horiki) kabul ettiği sosyolojik zemin kitapta da aynen anlatılmaktadır. Marksist bir gruba inançtan değil, 'yasadışılık' hissinin verdiği rahatlama için dahil olan Yozo, sapkınlığı adeta kendine konfor alanı seçer. Ve kitapta şöyle ifade edilir: ''İnsan toplumunda dehşet içinde... yaşamaktansa hapiste olmanın daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.'' Bu durumu taşradan metropole taşındığı süreçte yaşadığı statü kaybı ve ekonomik tükenmeyle bir girdap takip eder. Başlangıçta karakter, toplumu bireyi ezen, soyut ve korkunç bir dalga olarak algılar. Horiki ile arkadaşlığı ile ''Toplum dedikleri sen değil misin?'' aydınlanması yaşar. Yani birbirini ezen, soyut ve korkunç olan bireylerin toplamıdır. Dalga yoktur, damlalar vardır. Bu farkındalık, makro korkuyu mikro bir umursamazlığa dönüştürür. Gidişatta eşi Yoshiko'nun, insanlara duyduğu saf güven dolayısıyla yaşadıkları Yozo'yu bambaşka düşüncelere sevk eder. ''Güvenmek bir suç mudur?'' Masumiyet ve mutlak güven modern toplumda hayatta kalmaya uygun olmayan
Duygu ve Düşünce
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
Puan vermedi·404 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:54
Kirke, mitolojik bir hikâyeyi yalnızca yeniden anlatan bir kitap değil; bir kadının kendini bulma yolculuğunu yavaş yavaş işleyen bir eser. Kitabı okurken ilk dikkatimi çeken şey olaylardan çok duyguların ön planda olmasıydı. Büyük savaşlar, tanrılar ve büyüler arka planda dursa da aslında merkezde yalnızlık, dışlanma ve aidiyet arayışı var. Kirke karakteri başlangıçta diğer tanrılar arasında zayıf, farklı ve hatta biraz değersiz görülen biri gibi duruyor. Ancak hikâye ilerledikçe onun değişimini izlemek kitabın en güçlü taraflarından biri hâline geliyor. Gücünü başkalarından değil, kendi deneyimlerinden kazanması karakteri daha gerçek hissettiriyor. Bu yüzden onu bir tanrıdan çok insan gibi gördüm. Yazarın dili oldukça akıcı ve betimlemeleri güçlü. Özellikle ada sahneleri, doğa tasvirleri ve büyüyle ilgili bölümler okurken zihinde canlı görüntüler oluşturuyor. Ancak kitabın temposu bazı yerlerde oldukça yavaş ilerliyor. Hareketli bir olay örgüsü bekleyenler için zaman zaman durağan gelebilir. Fakat ben bu yavaşlığın karakterin iç dünyasını daha iyi anlamayı sağladığını düşündüm. Kitapla ilgili en sevdiğim noktalardan biri, güçlü olmayı klasik anlamda göstermemesi oldu. Burada güç; savaş kazanmak ya da herkesi yenmek değil, kendini tanımak ve kendi hayatının kontrolünü ele geçirmek şeklinde sunuluyor. Genel olarak Kirke, mitoloji sevenler için güzel bir tercih olmasının yanında, karakter gelişimine önem veren okuyucuların da sevebileceği bir eser. Bitirdiğimde aklımda büyülerden çok Kirke'nin yalnızlığı ve değişimi kaldı. Bence bir kitabın etkisi de biraz burada saklı: Sayfalar bittiğinde geride ne bıraktığında.
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
Reklam
Reklam