Bundan muhtaşem distopyamı varmış?
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 00:32
Jack London'un çoğu kitabını okumuş ve sevmiş biri olarak neden bu kitabı daha çabuk okumadım diye üzülüyorum şuan. Öyle derine inen ve detaylı inceleme yapmayacağım çünkü uygulamada çoğu incelemeye göz gezdirdim ve hepside çok güzel yazılmış. Ve benim fikirlerim ile de üst üste düşüyor. Onu söyleyiyim ki kitabı okurken bunun bir kurgu mu yoksa gerçek hayat hikayesimi olduğunu çok kez sorguladım. Kitap da baya bir notlar, eklemeler falan vardı. Buda baya kafa karıştırıcı. Notları okurken bu hikaye sanki gerçekmiş gibi hissediyor insan. Bunu merak edip araştırdım ama bu hikayenin gerçek bir hikayeden alınmasına dair bir kanıt bulamadım açıkcası. Diğer bir şey eğer klasik okumayı sevmeyen biriyseniz ve ya Jack Landon daha önce hiç okumadıysanız bu kitapdan biraz sıkıla bilirsiniz. Çünkü bu kitap daha çok roman değilde siyasi görüşleri olan bir kitap ve ya ansiklopedi şeklinde yazılmış bence. Yani çoğu kez anlatım şekli size onu gösteriyor. Onun dışında Ernest ve Avis karakterlerinide çok sevdim. Keşke onlara özel sahneler daha çok olsaydı diye yakınıyorum ama o zaman kitap aşk romanına dönüşürdü. O yüzden yazar kısa ve öz sahneler ve cümleler ile bize onların aşkını çok iyi şekilde sunuyor. Bana geçti yani baya. Kitabın sonu ise ukde kaldı içimde. Sadece bu baskıda mı böyle diye başka baskılara da baktım ama hepsinde tamamlanmamış şekilde bitiyor. Allah bilir Jack London devamını kendi kafasında nasıl kurmuş çok merak ediyorum. Ama maalesef hiç bir zaman öğrenemeyeceğiz... Son olarak şiddetle okumanızı tavsiye ederim ki zaten, Jack London'un kitaplarının nasıl mükemmel olduğunu bilmeyen yoktur. Okumak isteyenlere keyifli okumalar >3
1000Kitap
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
Distopyamı
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2023 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2023 21:26
Kitap beni çok uzaklara götürmedi çok ütopik gelmedi yaşadığımız toplumda çocuğu olmuyor diye kocasına kız isteyen kadınlar gördük görüyoruz. Biz kadınlar için bizden çok bizi düşündüğünu söyleyip bizim istemedigimiz yaptırımları yapanları görüyoruz. Bir annenin bir kadının zincirlerinden kurtulmak için yapabileceklerini görüyoruz. Bir ülkede bir toplumda yapılan rejimlerin değişim önceliğinin kadınlar olmasından kaynaklı olarak kadınlar üzerinden yürütüldüğünü görüyoruz. Ve kast sisteminin her zaman varolabildigini... Kadının statüsünun üst düzey olmasına rağmen ne kadar aşığalandigina şahit oluyoruz. Kadının metalaştırıldığını gördük.. Ve kesinlikle okunması gerek bir kitap olduğunu gördüm devam kitabını okumak için sabırsızlanıyorum..
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bizde adet böyledir, güzeli oynatırlar, çirkini söyletirler.
9/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2023 102. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2023 00:40
Bazen düşünüyorum ki keşke aynı düşünceleri paylaşan insanlardan oluşan bir dünyada yaşasak cennete gerek kalır mı? Kimsenin birbirinin hakkını yemediği, insana değer verilen, doğaya hayvana sahip çıkılıp zarar vermeden yaşanan bir dünya. Kendi distopyamı yaşamayı düşlerken buluyorum çoğu zaman kendimi. Livaneli ile de aynı distopyayı hayal ettiğimi düşünüyorum eserlerini okurken. Çok bir şey istemiyoruz aslında huzurlu bir dünya, zararsız bir dünya. Orta Zekâlılar Cenneti Zülfü Livaneli nin 2010 da yayımladığı denemelerinden oluşan bi şaheser bana göre. Bundan 13 yıl geçmesine rağmen ülkede hiç bir şeyin değişmemesi ise içler acısı. Ülkenin bunlan bir 13 yıl sonrada bu halde olacağı, gelişmeyip aksine geriye yol alacağı düşüncesi derin yaralar açıyor gönlümde fakat çoğunlukta olan orta zekalılar arasında yaşamak da bizim kaderimiz. Hep düşünüyorum, acaba yapabileceğimiz hiç bir şey mi yok? Cevapsız kalmaksa canımı en çok yakan. Mehter takımı gibiyiz; bir ileri, iki geri… Sadece siyasi açıdan değil edebi açıdan kültürel açıdan da eleştirilmiş orta zekalılar. E nahif insan, geri zekalılar diyememiş. Biz ki öyle bir milletiz ki nelerin üstünden gelmişiz ama burda da tıkanıp kalmış beyinlerimiz. Ya da yollarımız kapatılmış ve biz yol açılsın diye bekliyoruz ama açılmayacak o yol. Biz açılsın diye beklerken üstüne daha ağır kayalar koyacaklar, zaman geçecek neden beklediğimizi unutup yolumuza devam edeceğiz. Gerçek ve acı Türkiye. Aydınlık günlerini görmek ümidiyle…
Orta Zekâlılar CennetiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20207,1bin okunma
#okudumbitti
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
Tek cümleyle özet, “rahatsız edici ve ürkütücü.” Yazarın röportajlarında belirttiğine göre, Batı Berlin'de yaşadığı sürede gözlemlediği durumlar romanına büyük ölçüde şekil vermiş. Zaten roman 1984 yılında yazılmaya başlanıyor. Bu dönemlerde yazarın bizzat kendisinin tecrübe ettiği her an kontrol altında olma, iletişim kurarken zorlanma durumlarını romanında ne derece etkili kullandığını görebiliyoruz. Kitap Feminist distopya olarak geçiyor, ince nüanslar, dokundurmalar, cümleler birer satır fakat arkaları kocaman bir dağ. Altı sağlam, vurucu, ezici biçemler. Distopyamı? Gerçekmi? Okuyup karar verin. Damızlık kızlar bedenleri ile çalışan köleler. Tek düze yaşayan, farklı renklerle sınıflandırılmış, hayatları çalınan, yaşamdan soyutlanan, bedenleri doğurganlık ve üremenin ete kemiğe bürünmüş hali olan kadınlar. Düşünün ki, kitaptaki karakterin adı bile yok. Damızlık kadınlar ait oldukları erkek komutanların isim eklerini alıyorlar. Bu da bir nevi küçültücü alay ifadesini simgeliyor. ‘Fredinki’yi böyle buluyoruz satır aralarında, gerçek adını bilemediğimiz, geçmişinde bizler gibi modern yaşamış olan, sevgilisini ve kızını geride bırakarak ABD’de meydana gelen darbe ile Gilead rejimi yönetiminin eline geçen ve dünyası değişen kadınlardan yalnızca biri. Alıştığı hayat düzeni yok artık. Kırmızı bir elbise ve beyaz çeperli, kanatlı bir başlığı var. Çevresindekiler Komutanlar, Gözler, Martha’lar, Ekonokadınlar, Gayrıkadınlar, Teyzeler. Teyzeler yetiştiriyorlar damızlık kızları, komutan ve eşlerine her türlü hizmeti sağlayabilmeleri için. Yok sayılıyorlar, Konuşmaları, çevreye fütursuzca bakmaları, oturmaları bile yasak. Kurallara karşı gelenler ya da kaçmaya çalışanlar,
1000Kitap
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
Limon ağacı bir umudun hikâyesi israil ve yahudi çocukların birlikteliğinin hikayesi yani bir ütopya gibi geliyor insana peki israil ve filistinin birlik olduğu bir dünya kurulabilirmi yoksa israil ve filistin savaşı sonsuza kadar sürecek mi yani israil ve filistin hikayesi bir distopyamı evet bir tarafta biz müslümanlar bir tarafta yahudiler barış olacak mı yoksa yüreğimiz sonsuza kadar intifada ile yanacak mı evet tüm dinlerin tek çıkış noktası insanlık ama ne yazıkki biz tam olarak insan olamıyoruz ve her gün savaşta milyonlarca bebek katlediliyor ve unutmayın ki savaşın ne dini var ne imanı savaşta katledilen müslüman yada yahudi değil israilli yada filistinli değil milyonlarca bebek ve sivil siyaset ve politika biz insanları birbirinden koparırken ve dünya katledilirken biz insanlar dünyanın kalbine limon ağaçları ekebilecekmiyiz israilli dalia ve filistinli beşir gibi israil ve filistinli çocukların beraber okuduğu birbirine sarıldığı yetimhaneler kurabilecekmiyiz
Limon AğacıSandy Tolan · Pegasus Yayıncılık · 20227,8bin okunma
Puan vermedi·266 syf.··
2020 25. kitabı
İsmini, namını çok öncelerden duyduğum halde okuma fırsatını yeni bulduğum bu kitap beklentimin altında bitti. Belki ben gözümde büyütmüşüm yada okumak için doğru zaman değildi. Yinede bu kitapta fazlasıyla çağımıza uygun üzücü şeyler buldum. ️ İlk başta yok okadar da uçuk değiliz, biz henüz kapsülden çıkmıyoruz derken sayfalar ilerledikçe, duygusuz yapay dünyayı yakın buldum yaşadıklarımıza. Bulunduğumuz nokta değilsede, gidişat varacağımız nokta olduğunu gösteriyor . ️Aile olgusunun yok olduğu, tarihinden hızla koparılmış yapay mutlulukları huzur sanan, bir hedefi kaygısı, hüznü, aşkı ve tutkusu olmadan makineleşmiş bir yaşam nasıl ütopya olabilir? Tabiki Distopya! ️Kitaptakiler uzak gelecek değiller. Kültürsüzlüğün kültür olduğu, teknolojinin tüm yaş katagorilerini avucunun içine aldığı bir çağda yani bizim çağımızda Distopya dediğimiz bu kurgu sanki gerçekleşiyor. Herkes herkes için yaşamıyorsada kimse kendi için kendi gibi yaşam sergileyemiyor. ️Ölümün bile depreştiremediği kayıtsız duygusuzluklarla çevriliyiz. Kaçınılması gereken BİR SOMA yok bizde, bir çok Soma var. Sınıflandırılamalarımız var, yoksulluk yok yoksunluk var. Bu kitabın beni şaşırtamayacağı kadar yakınız kurguya. ️Okurken vahşiye çok yakın hissettim kendimi. Sizin için bu kitap rahat bir yaşamı anlatan ütopyamı? Soğuk ve duygusuz yaşamı anlatan bir distopyamı? Vahşiye karşı tutumunuz ne olurdu? ️Henüz okumadıysanız okumalısınız
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma