Çok renkli, çok ışıltılı, çok albenili, şenlikli bir atlıkarıncaya binmişsin ama olduğun yerde, aynı dar çemberin içinde durmaksızın dönüyorsun. Bütün oyalanmaların sonunda olup biteni anlaman geciktiği için dönüş yolunu bulabilme ihtimalin de iyice zayıflıyor.
Kendilerini büyük adam sananlar Jupiter gibi firtinalar yaratsalardı, Jüpiter' in huzuru kalır mıydı? Ona bağışlanan cenneti yalnizca gürültü koparmak için kullanan -güya- büyük adamlar bir bardak suda firtına yaratırlar sadece. Elinizde keskin yıldırımlar varken elbette narin menekşeleri degil yağız meşe
agaçlarini kıymaya kalkarsınız. Ah insanlık!
Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul edebilmek için huzur, değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve aralarındaki farkı anlayabilmek için de gereken bilgeliği bağışla.
Yaşamın akışının gizemine ve muhteşemliğine inanıyorum. Kadere inanıyorum. “Sen elinden gelenin en iyisini yapmaya devam et, kaderinde varsa olur,” diyorum. O bakımdan içimde bir sakinlik, huzur var