10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 17:52
Öyle bir kitap okudum ki, bunun üzerine (aynı tarzda) daha güzel bir eser okuyabileceğimi ne yazık ki sanmıyorum. Düşünce dünyamın temelini Baruch Spinoza ve onun felsefesi oluşturur. Bunda detaylarını Irvin D. Yalom a ait Spinoza Problemi isimli eseriyle sekillendirdim. Çok severek okuduğum bir yazar olan Jose Rodrigues dos Santos un bu eseri ne yazık ki Türkçe ye bir türlü çevrilmedi. Bunun için yayınevlerine mailler attım yazarın bizzat kendisine ve menejerlerine hem mail hem sosyal medyalardan DM ler attım fakat bir sonuç alamadım. Bunu aslında anlıyorum muhtemelen bu kitabı Türkçe'ye çevirmeyi tehlikeli görüyor olabilirler. 2026 Türkiye'sinde her şey olabilir çünkü. Spinoza ve yazara olan ilgim beni durdurmaya yetmedi. Kitabı PDF halinde İspanyolca halinde buldum ve indirdim sonra sayfa sayfa yapay zekaya cevirterek büyük emek vererek geceli gündüzlü okudum. - bu arada yapay zekanın geldiği nokta karşısında dehşete düştüğümü de belirteyim harika bir çeviri yaptı bana- kitabı işte bu zorluk ve imkansızlıklar içinde yine de büyük keyif alarak okudum ve tek kelime ile 2026 yılında okuduğum en ama en iyi kitap oldu. Dünya ve hayat görüşümün spinoza ile şekillendiğini söylemiştim, eğer sizde içinden baktığınız pencerenizden memnun değilseniz ya da hala cevapsız büyük sorularınız varsa, spinoza ve onun felsefesine mutlaka bir şans vermelisiniz diye düşünüyorum. Herkese keyifli okumalar.
Alıntı
Тайната на Спиноза (Spinoza'nın Sırrı)Jose Rodrigues dos Santos · Хермес · 20241 okunma
Spoiler içerir..
6/10
·928 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Wattpad hikayem 2022 yılına dayanıyor.. 700 küsür takipçili gününün 23 saatini Wattpad'de geçiren o dönemde yemek yemekten kesilen, ailesiyle sosyalleşmeyen, tek hayatı kitap okumak, kitabın yorumlarında ki tuttu-tutmadı oyanayan, kitaptaki bi olaya hunharca ağlarken acaba benim gibi de ağlamışlar mı diye düşünüp yorumlara girince gülmekten neye ağladığımı unutturan o minnoş watty ailem.. binlerce dilek halkım olsa yine o zaman dönmek isterim.. '24 yılında bi sabah yine wattye girdim bi baktım dm kısmı kapanmış olsun olur öyle şeyler dedim devam ettim yoluma.. bi'kaç ay sonra ise tamamen kapattılar.. şeyy geri açabilir misiniz orda kurgusal kocalarım, sanal arkadaşlarım ve 16,17,18.yaşım kaldı da.. arada VPN ile giriyorum ama hani olur ya köyde eski yıkık bi eve gidersiniz, yıkık döküktür ama duvarlarda onlarca yazı vardır, yaşanmışlık vardır, insanların iz'leri vardır ama artık terk edilmiştir geriye kimse kalmamıştır işte bu his o his.. Raife namıdiğer (aslı arslan) ilk kitabı sokak nöbetçileriyle '21 yılında tanıştım. SN'ni 700 küsür sayfadan oluşan kitabı gece 9 sularında başlayıp sabahın ilk ışıklarıyla bitirmiştim.. okuduğum ilk watty kitabıydı ve ilk tanıştığım watty yazarı Raife'ydi.. Gelelim BL namıdiğer (beyaz leke) '24 yılında başladım bir gecede yine bütün yayımlanan bölümleri okumuştum sonra raifenin aksayan bölüm atamama olaylarından sonra ufak (2yıl) ara verdim. tabii araya yks, üniversite vs girdi ondan. kitap hakkında durmadan spoiler yedim durmadan ama yine de inat ettim ve evet şu an kitabın sonunda buluşuyoruz.. Pilot TDÇ (Tugay Demir Çeviker) ve sevgili avukatı Eftalya Atalar (anlamı çiçek olan Eftalya).. önce kitap hakkındaki eleştirilerimle başlayacağım. Bazı noktaları ben kurguyum diye çığlık atıyor tamam bende biliyorum kurgu ama hani çok
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,865 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
1/10
·116 syf.··
2026 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 20:13
Muhit Dergi aboneliği olup devamlı okuyan ve takip eden birisi olarak söyleyebilirim ki, son bir kaç sayısında dosya kısmındaki bahse konu olan kişileri okurken aşırı sıkıldım. Ben o kişileri neden okuyorum? Birilerinin hayatına dokunmuş olabilir ama ismini ilk defa duyan bir kimse okurken haliyle sıkılıyor. Aşırı tanınırlığı olmayan kişileri dosya olarak dergiye konu edinmesini ben uygun bulmuyorum. Bundan dolayı bir puan verdim bu sayıya.
Muhit - Sayı 78 (Haziran 2026)Muhit Dergi · Turkuvaz Medya · 20267 okunma
Mini tüyolar, büyük farklılıklar..
9/10
·320 syf.··
2026 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 10:40
Tip 1 diyabet ve hemşire olarak bu kitap ile karşılaştığım için çok mutluyum. Hem kendine hemde çevremdeki insanlara ufak tüyolarda olsa verebilecek olmak güzel bir şey. Ve kitabın yazarını yazmaya iten sebep de hem kendisine hemde çevresine yardımcı olma isteği. Arkadaşları ile tatilde iken şelaleden atlayıp omurilik zedelenmesi yaşaya , ameliyat olup zorluk çeken, fiziksel ve zihinsel sorunlar yaşayan yazar daha sonrasında kendi bedenini tanımak isteği ile araştırmalara girip hayata uyarlanacak küçük tüyolar ile hem kendinde hemde çevresinde büyük değişikliklere neden olmuş. Sadece kan şekerini dengelemek için değil;kilo vermede kolaylık, PKOS semptomlarını iyileştirme, kan şekerini dengeleme, tiroid sorunlarının getirdiği semptomları iyileştirme, tip 2 Dm gelişme riskini önleme, dengeli bir ruh hali oluşturma, ciltte düzelmeleri sağlama, menapoz olumsuz semptomlarını önleme gibi güzel gelişmelere neden olan günlük hayata uygulanabilir gerçekler ile gerçekçi bir kitap olmuş. Gelin bu değişikliklerin oluşturulma sıralamasını yapalım; 1-yiyecekleri doğru sırayla yiyin: öğüne başlarken önce lif(sebze),sonrasında protein ve yağalar ve en son nişasta ve şekerler yani karbonhidratlar tüketilmeli. 2-bütün öğünlerinize yeşil başlangıç ekleyin: ufacık bir salatalık, domates, biber ya da bir brokoli ,avokado kan şekerini dengeleme ve glikoz eğrisi daha düzenli gitmesi bakımından en uygun kullanımdır. 3-kalori hesabını bırakın; bir salatadan da ya da bir kurabiyeden de aynı kaloriyi alabiliriz. Önemli olan kaloriyi aldığımız besinlerin içeriğidir. 4-kahvaltı eğinizi düzeltin: kahvaltıda fazla miktarda karbonhidrat tüketmek yorgunluk, halsizlik, kan glikozunda ani artış ve glikoz eğrisi çok daha dalgalı olmasına ve gün içerisindeki eğriyi etkilemede olumsuz etkiye neden
1000Kitap
Glikoz DevrimiJessie Inchauspé · Pegasus Yayınları · 2023298 okunma
4/10
·440 syf.··
2026 18. kitabı
Okuduğum ilk askeri kurgu. Bu kurgudan önce baytar hanım bir ve baytar hanım iki'yi okuyup, o şekilde başlamanızı öneririm. Şu bahsi geçen iki kitapta ana karakterimizin annesi İnci ve Cihangir'in hikayesini konu alıyor. Şahsen ben sahiplendiğim ana karakterlerin yan karaktere düşmesini yadırgıyorum. Bu açıdan ikinci seriden başlamak kendi kanımca iyi oldu. Sevmediğim kısımlardan başlayalım: -Bahar ve Pala'nın atıştığı şu soğuk savaş dönemleri uzun olabilirdi. Şahsen ben o kısımlara seve seve okudum ve daha fazlasına da hayır demezdim. -Bahar'ın sürekli bir şeyleri kanıtlama çabası. Sen kendini bildiğin sürece gerisi teferruat. Asker olmak için çok fedakarlık verdim demesi sıktı cidden. Hani bir kere dersin iki kere dersin anlarım da, her bölümde de olmaz ya... altın sözünü pul etti. Öte yandan ilk sayfalardaki o güçlü kadın profili, gemileri suya indirince, saman alevi gibi söndü. - Yağız Pala; Evet benim sevebileceğim ama aynı zamanda sevemeyeceğim bir karakterdi. Bahar'a da kızma sebebim biraz da bu yönde oldu. Yağız'ı alttan alması, sanırım bu benim yapabileceğim bir şey değil. Öte yandan bilinmezliği karşısında Bahar'ın sürekli Pala'yı sıkıştırmasını hoş bulmadım fakat çıkınca işler değişiyor ne yazık ki; İmdi gelelim sevdiğim kısımlara: -Karakterlerin aileye olan bağlılığına hayran kaldım. Yazarımız Türk aile yapısını güzel işlemiş. +18 smut sahneler yok ve bu da benim için bir artı, zira bu tarz içerikleri çok sevmiyorum. -Askeri diyaloglar ve tabirler güzel araştırılmıştı. -Her bir karakterin özenle işlenmiş oluşu, her birinin farklı karakterlik özelliği hoşuma gitti. Ay ilk bölümde ne güldüm, ne güldüm. -Favori karakterim tabii ki Alper, nedenini sormayın. -Son olarak yazarcığım Dm'den sorduğum sorularımı cevaplarsan sevinirim. İkinci kitapta
Askeri kurgu
Gölgenin GüneşiMeryem Soylu · Parola Yayınları · 2024434 okunma
ispanyol iç savaşı ve gerillanın günlüğü
6/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 16:04
0 spoilerlı incelemem yazar bir gazeteci, savaşa bizzat katılmış birisi; bundan dolayı gerilla savaşını, bu çetelerin iç dinamiklerini güzel yansıtmış. organize ve spontane baskınlarını, yaşananları yalın bir dille anlatmış. bu dil kitabı okuyan bazı arkadaşlarıma fazla yalın geldiği için biraz sıkılmışlar ama şahsen yadırgamadım; sonuçta bir gazetecinin romanı, dostoyevskivari bir klasik çıkarmasını beklemiyorum. savaş esnasında bir aşk hikayesi de yaşanıyor ve bu oldukça realist bir dille yazılmış. savaşın temposu, ölümün çatkapı gelebilecek oluşu ve başrollerimizin geçmiş travmaları zordan kuvvet doğuruyor. ikinci dünya savaşı sonrası nüfus patlamasını düşünün, bu çiftimizin arasındaki cinsel gerilim oldukça realist bir kalemden çıkmış. belki de hemingway bizzat ispanya'da böyle bir aşka şahit olmuştur. gerilladaki bazı insanların ayrı baş çekmeye kalkması, bireysel çıkarlarını öncelemesi yazarın bize ayrı bir mesajı. ispanyol iç savaşının sol cephesindeki iki ayrı hizibin iç çatışması, barcelona olayı (1937) vs. yazarımızın kitapta da sürekli eleştirdiği bir mesele. merkezi ordunun taleplerini önceleyerek savaşı kazanacaklarının altını çizerken anarşist tarafı eleştirmiş bulunuyor. bunu yer yer açık olarak yapsa da genelde gerilladaki bir karakterin kişiliğinde somutlaştırmış. bunu yaparken propagandist bir amaç gütmüyor, yer yer hak da veriyor bu karaktere (ki haklı olduğu yerler de var. adam hayatta kalmaya çalışıyor). kitap savaş yıllarının ortalarında geçiyor; bu yüzden savaştan bıkan gerillalarımızın vicdani iç çatışmalarını da okuyoruz. olayların başında öfkesiyle hareket ederken vicdani sorumlulukları aklına gelmeyen insanlar artık yaptıklarının sorgusunu vicdanlarına vermeye başlıyorlar. daha uzatırdım ama yoruldum. online Ernest Hemingway kitap kulübümüz var,
Edebiyat
Çanlar Kimin İçin ÇalıyorErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 202514,5bin okunma