ısrarlı bir çocuk gömleği var bu gece üstümde siyah, cepsiz, buruşuk ve kirli
okuldan mı kaçtım, evden mi, söyleyemem
titrerdi ellerim uzanıp düzeltirken yüzünü dudakların Bastille'di, yarulmıyorum,
gözlerin, en çok o körkütük gözlerin devrilir ve uzun uzun susardı, gözlerine su veremezdim,
tek bir imge taşımazdı birbirimize duyduğumuz his şiirsizdik, bunu biliyorduk, bunun için ağlamıştık, bakardık karşı karşıya geçip, hatırlıyor musun, yalnızca bakardık!
dipsiz, yalansız, ölüme davet eden bir bakmaydı bu
hepsi hepsi aşk!
senyör aşk, mösyö aşk, mister aşk, bay aşk! şiirsizdik, bunu biliyorduk, bunun için ağlamıştık bunun için terasa çıkıp aşağı bir gül atmıştık
bunun için rıhtıma inip denize bir gül atmıştık çaresizdik, sevda biraz da soygundur, işte
sevda biraz yakayı ele vermektir, mahkemelere düşmektir,
ben masumum diyebilmektir biraz da sevda,
bunu biliyorduk, bunun için ağlamıştık,
uyanır uyanmaz başlıyorduk ağlamaya
sarılıp sarılıp ağlıyorduk
yorulup uyuyana kadar ağlıyorduk sevgilim dokunuyorduk su deyip suya deyip su içen kelebekler gibi
susuz kalan gözlerimiz gitgide ağır ağır soluyordu o gül, gitgide ağır ağır soluyordu rüzgârla tenlerimizde tenlerimize ait bir şeyler dokuyorduk
oysa ısrarı bir çocuk gömleği var bu gece üstümde siyah, cepsiz, buruşuk ve kirli
dayak mı yedim, dayak mı attım, söyleyemem senden bana seken bir yürek
ki yürekler sarı samandan hatıra defterleridir senden bana yansıyan bir ışık
ki ışıklar el ele tutuşup geri çekilirler
senden bana damlayan bir çiy tanesi
ki çiy taneleri ancak biri öldü mü dağılırlar sessizce
komşularım senin hakkında konuşmuyorlar
başlar öne eğik, dudaklar bükük, omuzlar çökmüş resmini indirdim duvardan, adını unuttum ne tuhaf!
karakolda kaydın yok! hastanelerde yok! mezarlıklarda yok!