Lâ tahzen! (Üzülme!)
İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme! Rahman (c.c.), Ben kırık kalplerdeyim' buyurmadı mı?
O hâlde ne diye üzülürsün ey can?
Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan,
Gece gibi kapkaranlık nefsini yak!
“Derdim var; diyorsun,
Dert insanı Hakk'a götüren Burak'tır, sen bunu bilmiyorsun.
Sanma ki dert sadece sende var.
Şunu bil ki
Sendeki derdi nimet sayanlar da var.
Ayağın kırıldı diye üzülme!
Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek.
Kuyu dibinde kaldın diye üzülme!
Yusuf kuyudan çıktı da Mısıra sultan oldu, unutma!
İstediğin bir şey olursa bir hayır, olmazsa bin hayır ara
Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme,
Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.
Sahi sende hiç biz kaldı mı? Eğer ayrılırsak ortak anılarımıza ne olacak? Sakıncası yoksa onların da velayetini ben alabilir miyim? Ya şarkılar ve plaklar?
Hiç değilse bizim şarkımızı iadesiz taahhütlü yollayamaz mısın?