Ben Kimim?
filepenyez ✯ ve Sȳzaerys•'tan gördüm Biraz değiştirip yapacağım 💓 ✨MBTI: ENFP Bu sene 19 olacağım. üni 1 bitiyor 💙(Sonbaharda doğma sorunsalı) 🎂: 14 Kasım En sevdiğim kitap serisi Cam Şato Kendimi bildim bileli kitap okuyorum ✨ çocukken klasikleri çok okurdum bu aralar hiç okumadığım kadar fantastik okuyorum. Distopyaya da bayılırım 💕 Beni görünce aklınıza gelebilecek kitap karakterleri; Aelin ve Rowan Whitethorn, Aaron Warner, Legend ve Tella, Edan ve Maia, Manon Blackbeak. Hobilerim fotoğraf çekmek, resim yapmak, (özellikle tuvale doğa resimleri çizmeyi seviyorum.) kitap okumak, film/dizi izlemek, paten kaymak, Sims 4 oynamak 😁 Kitap zevkim gibi dizi zevkim de karışık Kore, Türk, Japon, Çin, Amerika, İngiltere, Tayland karışık MDNDMZM Çocukken anneannemin yanında Hint dizisi de izliyordum çaktırmayın🤧 Zevkimi yansıtan diziler: Doctor Who, Lovely Runner, Alchemy Of Souls, Once Upon A Time, Moon Lovers, Squid Game, Hidden Love, Aşk Mantık İntikam,Whene I Fly Towards You, You Are Desire, Queen Of Tears, Pyramid game, night has come. Soy Luna ve İlk 11 sevdiğim gençlik dizileri🩷 Soy Luna'dan dolayı paten kaymaya başladım. Film zevkimse: Hint filmlerine ve uzayla alakalı filmlere bayılırım. Favlarım: Interstellar, Kurtuluş Projesi, Dangal, Sevginin Gücü, Sultan, Ghajini, Kehanet, Harry Potter, Senden Önce Ben. Slytherin'e kendimi daha yakın hissediyorum. Sirius, Snape, Dobby karakterlerini seviyorum. Animasyon da izlerim: Uğur böceği ve kara kedi (Marichat hayranıydım.) Winx (küçükken Stella'yı şimdi Bloom'u seviyorum.) Bloom bence Valtor'la olmalıydı. Prenses Elena ve Sofia 🤧 Esrarengiz kasabaya BAYILIRIM❤️‍🔥 Tarihi eserdense doğa harikalarını gezmeyi severim. Kitap editleri yapmaya bayılıyorum 🥳😻 Uzayla, Mısır piramitleri ve
1000Kitap
Koktyos' un asıl hikayesi bu
Lisede başlarından beri anı - günlük yazarken hem kendimi görüyordum hem de dolaylı yoldan Allahımla konuşuyordum. Çoğu şikayet, isyan, söylenme, yakarış, acı, gözyaşı, ihanet vs. olduğu için doğrudan ona hitap etmek istememiştim. Bu hem utanç vericiydi hem de severken kırılmaz ya da üzülmez olsa da ben normal sevginin hakkınca sevmek istediğim için biraz kendimden uzak tutmak istemiştim. "Koktyos" dediğim defterim gibi dursa da aslında kendisiydi. Ve durumum hem vahim hem de komik haldeydi. Niyetimi bildiği için bunu saygısızlık ya da başka olumsuz bir şekilde anladığını düşünmüyorum: İnsanlar Tanrımıza isim verme haddini nereden buldun, vere vere bu ismimi verdin deyip gerçek Tanrıdan daha Tanrıcıl davranmasın diye söylüyorum. O zaman cehennemde işkence görürken tabi ki de o anki ruh halime ve duygularıma tercümanlık eden o tarz isimlerden birini verecektim: Kevser desem samimiyetsiz ve kandırma olurdu, en azından bu derece hadsiz değilmişim. ((: İşte biraz uzaktan, biraz gizli, biraz kaçınarak da olsa yine O' ndayım. Bir de hem içeriyi hem de dışarıyı anlamaya çalışıyordum: Yasalar, gelenekler, kurallar, sözsüz anlayışlar vs. niye böyle, okulda neden genelde kalp yerine akla hitap eden dersler var, sınıfımdakilerle aynı yaşta değil miyiz: Niye onlar da bu yabancısı olduğumuz yeri düşünmüyor da sanki 50 yıldır varmış gibi direkt sorgusuz uyum sağlıyor, bedenimin içinde neler oluyor, hisler ve duygular nasıl ortaya çıkıyor, bunlar hemen aşılacak şeyler de ben mi aşamadım aptallık böyle bir şey mi, içim niye susmuyor, beni doğurdukları için ailem ve onların ailesi de ailem oluyor bu saçmalıkların neresinde mantık buldular ki devam ediyor, zaten yaşamak için geldiğimiz yerde niye para ödüyoruz bu beni doğuran ailenin onlarla yaşadığım için para istemesi gibi neresi
Reklam
Ay yansın ağalar, güneş tutulsun. Parladı, parladı işte çalın kılınca! Oklar gıcırdasın, ayyuka çıksın. Mevla’nın aşkına çalın kılınca! Kafir düşman el amana başlasın, Kaçanı göndermen, basın kılınca! Kazanlarda adam kap kap kaynasın, Esir etmek yok ha! Vurun kılınca!
kar kış kıyamet 3
dışarısı kar kış kıyamet gitme böyle yalınayak gitme allah aşkına gitme... içimde bir kuş seni düşünür hiç üşümeden rüyasında. sen ki bir kuş rüyasına girecek kadar güzelsin sadece bu yüzden bile gitme.
Şiir
Doğa ev sahibi ve biz misafiriz: geçiciyiz.
Buranın köy olduğu dönemlerde yol kenarlarında duran zeytin tarlalarına bayılırdım. Çarşıya gidince çoğunlukla yolda çiçekler, ağaçlar, pamuklar, mısırlar, buğdaylar vs. olurdu. Çocukluğumda yavaşça eksildiklerini görünce üzülürdüm. Hatta "Ağaçlar onlara besin ve temiz hava sağlıyor. Neden ağaçları evlerinden alıkoyuyorlar, çok acımasızlar. O ağaç o kadar büyümek için kim bilir ne kadar uğraşmıştı? Okula gitmeden mi büyümüşler ya da böylelerken nasıl sınıf geçmişler?" gibi bir şeyler derken babam "İnsanların da kendine ev yapması gerekiyor." demişti. "Ama her yerde ağaçlar yok ki, olmayan yerde yapsalar ne olur sanki? Hani biz doğanın bir parçasıydık niye kötülük ediyoruz ya da ayrıymış gibi davranıyoruz? Ayrıca ölüler gömülürken gömülü olan ağaçları çıkarıp yok etmemiz üzücü. Cenazelerine gidecek miyiz?" "Ne saçmalıyorsun Asra, o sadece bir ağaç. Niye insan muamelesi ediyorsun? Ne cenazesi Allah aşkına delirdin mi?" "Sadece insanlar mı ölür? Yaşamı biten ağaçlar için üzüntü duyulmaz mı, o kadar meyvesini toplamışlardır ve temiz havasını solumuşlardır cidden yok mu cenaze? Cenaze yapacak kıymetleri yok mu yani bizim için?" "Bana bak kimsenin önünde böyle şeyler deme deli olduğunu düşünürler. Ağaçlar insanlar gibi değil. Ağaçların doğasında var bu. Nereden çıkarıyorsun bu saçmalıkları? Kim söylüyor sana, okulda mı öğrendin?" "Dedeyle tarlaya gidince nasıl bakım yaptığını gördüm. Nasıl davrandığını da. Ağaçlarla ve hayvanlarla dostuz. Ve aynıyız: hepimiz canlıyız. Ve doğayı sevmeyi öğreniyoruz, içimizden geliyor. Sen öğrenmedin mi?" "Her ağaca ağlayacaksan, her ağacın arkasından cenaze düşüneceksen işin iş. Sana faydası olmaz. Çok üzülürsün, yorulursun da o yüzden bu kadar ince düşünme." .... Tarlasına ev yapana hep öfke ve nefretle bakmıştım. Doğada var olan ağacı
Hayata Dair
Kır çiçekleri....diyorum.
Kır çiçekleri diyorum Aynı senin gibi bembeyaz taze, kokulu Üzerinde nurdan kelebekler dolaşıyor. Rüzgarda bir o yana bir bu yana sallanıyor. Gecesi ayrı, gündüzü ayrı Günler dizilmiş sıraya her anı farklı Güneşte, gölgede, yağmurda İnci tanesi tespihimde aklımda fikrimde saklı. Kır çiçekleri,senin kokuna boyanmış. Yeşil, sarı koyu bir kırmızı senin aşkına yanmış. Ruhumda senden kalan kırıntılar Her mevsim her bahar bekliyor seni. Scvk...
Reklam
Reklam