Neşeli bir doğa aşkına bolca rastlanır; ancak Doğa’nın kendisine pek duyulmaz bu aşk.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Hay sana da aşkına da....
Benim aşkımla, dünyada çiçekler açıyor, rüzgar tatlı tatlı esiyor, sıcaklık yakıcı değildir, Nil gür akmaktadır...
Sayfa 48·Kitabı okudu
Reklam
Dedem öleli yıllar oldu, ama Tanrı aşkına... kafatasımı açsan, beynimin kıvrımlarında onun büyük parmak izini görürsün. O bana dokundu. Dediğim gibi, o heykeltıraştı. 'Status Quo (statüko) adlı Romalıdan nefret ediyorum!' dedi bana. 'Gözlerini mucizelerle doldur, hayatı on saniye sonra ölecekmişsin gibi yaşa,' dedi. 'Dünyayı gör. Fabrikalarda üretilen veya bedeli ödenen herhangi bir rüyadan daha fantastiktir o. Garanti isteme, güvenlik isteme... öyle bir hayvan hiç olmadı. Olsaydı bile her gün, bütün gün bir ağaçtan baş aşağı sarkan, hayatını uyuyarak geçiren büyük tembel hayvanla akraba olurdu. Bunun canı cehenneme... ağacı sars ve o büyük tembel hayvanı kıçının üstüne düşür,' dedi.
Sayfa 185·Kitabı okudu
Rüyan, pınarlarda buğulanan nur, Sevgin sırma sırma dökülen şafak. Seninçin ekini öpüyor yağmur, Tarlada seninçin büyüyor başak. Çiçekli yaylası ve berrak sular; Gözlerinde duman duman arzular Menevşe kokulu saçına bahar Beyaz fecirlerden örtüyor duvak Dokuduğun gülle işlenmiş gölgen Umudunu iplik iplik eğirsen İnce, taze bir sabahla gerinen Çiğdem çiçekleri aşkına kundak Çiğlerle yıkıyor gün seherini Sabah gönderiyor davetlerini Seninçin en leziz nimetlerini, Sofra sofra açan şu kardeş toprak
Edebiyat
yüzün belki uzak bir gül, belki bir dağ kuytusu çekip gitmek birdenbire, belki pişman bir gülüş başını kaldır biraz, yüzünü yıldızlara göm dur yıkılmış köprülerde, bütün renkleri kullan bin yıl öncesi de bir kadın ceylanların yıldızlı sulara değdiği saatlerde bıçağın kemiğe değdiği saatlerde en yangın yüzüyle yaslanıp yalnızlığına bir gelip bir giden umutlarına aşkına eşkıya tenhalığına uzak gece nehirlerine ay doğuyor ay doğuyor aya bak
Sayfa 65·Kitabı okudu
"Henüz gençsiniz. Bazı anlamlarda yalnızlığın tadını... yo, daha ziyade zorunluluğunu görmenizi bekleyemem. Bu yolculuk sonsuza dek sürse de şikâyet etmezdim!" "Fakat hiç kuşku yok ki insanın karayla bağları vardır... Toplum, aile..." "Aile mi? Aile mi?" diye tekrarladı sesinde belirgin bir öfkeyle. "Aile olmadan yapamaz mıyız yani? Tanrı aşkına ne faydası var ailenin insana?" "İnsan bir çelenk çiçeği değildir, kaptan, kendi tohumlarıyla çoğalmaz!"
Reklam
Reklam