İnzivamın olanca tadını en iyi böyle çıkarıyordum.Gönlümde tek bir bulut yoktu, tek rahatsızlık duygusu, düşüncelerimin eriştiği ölçüde gerçekleşmemiş tek arzu ya da heves yoktu. Gözlerim açık yatıyor, benliğimden sıyrılmış bir halde kendimden uzaklarda olmanın sefasını sürüyordum
"Uzun bekleyişlerin kalbe yansıyan ihtilalleri olur Molla Kasım; geceler boyu yalnız ve sessiz beklerken pek çok şeyi yeniden düşünür insan.Hani yabancı bir ses duymak isteyen nöbetçi kulaklar kendi iç sesini dinleye dinleye sabah eder ya! Neler neler söylemedi içim o uzun bekleyiş gecelerinde,neler neler kurdum içimden,bilsen..."
"MS 1. Yüzyılda,Çin'de babasının ekinleri büyümediği için gıda yetmezliğinden ölen üç yaşındaki kız çocuğu bundan çok daha gerçekçi bir resim sunar.Bu kız eğer kendisine sorulabilseydi, "gıda yetmezliğinden ölüyorum ama iki bin yıl içinde insanların bolca yiyeceği olacak,büyük ve klimalı bir evde yaşayacaklar,bu yüzden benimki bir fedakarlık" der miydi?"