Doğayla mücadele etmek insanın kendi sonunu getirecektir.
Sayfa 237·Kitabı okudu
1942 yılından bir Alman biyoloji kitabının “Doğanın ve İnsanlığın Yasaları” bölümünde, tüm canlıların hayatta kalmak için acımasız bir mücadele içinde olmasının doğanın birinci yasası olduğu anlatılır. Bitkilerin toprak bulmak, böceklerin eş bulmak için vb. nasıl mücadele ettiği anlatıldıktan sonra, kitap şu şekilde bir özet çıkarır: Varoluş savaşı zor ve acımasızdır; ancak hayatta kalmanın tek yoludur.Bu mücadele, uyumlu olmayan her şeyi ortadan kaldırırken hayatta kalabilecek olanları seçer. [...] Bu doğa yasaları değiştirilemez, hayatta kalan canlılar bunu bizzat kanıtlar. Bu yasalar acımasızdır, karşı çıkanlarıyok eder. Biyoloji bize sadece bitkiler ve hayvanları değil, yaşamımızda izlememiz gereken yasaları da öğretir ve bunlara göre mücadele edip yaşamak için azmimizi kuvvetlendirir. Hayatın anlamı mücadeledir. Bu yasalara karşı gelen her kimse vay onun hâline.Akabinde, Kavgam’dan bir alıntı gelir. “Doğanın değişmez mantığıyla mücadele etmeye çalışan kişi kendini bir insan olarak hayata getiren mantığa şükran duyacağına onunla mücadele ediyor demektir. Doğayla mücadele etmek insanın kendi sonunu getirecektir.”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
«Lao Tzu'ya göre bilge kişi dünyanın kendi içinde hareket etmesine izin verir. Seçmez, hiçbir şey tasarlamaz. Konuşmaz, kendisini fark ettirmez. Su gibi, rüzgâr gibi. Bu bırakma durumu da ona görülmedik güç ve özgürlük verir. Tao'ya katılanlar, dünyayla bütünleşenler su gibidir, rüzgâr gibidir, her şeye kadirdir, bağları yoktur. Kısıtlama olmadan, çaba sarfetmeden, mücadele etmeden yaşarlar. Doğayla bir olduklarından görülmemiş işler başarırlar.»
Sayfa 205
Edebiyat
Modern dünyada geldiğimiz hali Fransız bir sosyolog “Kutularda yaşıyoruz”diyerek tarif ediyor. Evimiz bir kutu; orada bir süre vakit geçiriyoruz. O kutudan çıkıp araba otobüs kutusuna geçiyoruz. O kutudan çıkıyor ve iş yeri kutusuna giriyoruz. Hayatımız kutu kutu bölümlenmiş ve doğayla temas Edip gökyüzünü doyasıya seyrettiğimiz , rahatça yürüyebildiğimiz,koşabildiğimiz imkanlarımız son derece azalmış durumda. Mevcut alanlarımız içinde yeşil git gide azalıyor. Bunlar hiç şüphesiz bize iyi gelen şeyler değildir.
Sayfa 8·Kitabı okudu
Modern dünyada geldiğimiz hâli Fransız bir sosyolog, "Kutularda yaşıyoruz" diyerek tarif ediyor. Evimiz bir kutu; orada bir süre vakit geçiriyoruz. O kutudan çıkıp araba-otobüs kutusuna geçiyoruz. O kutudan çıkıyor ve işyeri kutusuna giriyoruz. Hayatımız kutu kutu bölüm-lenmiş ve doğayla temas edip gökyüzünü doyasıya seyret-tiğimiz, rahatça yürüyebildiğimiz, koşabildiğimiz imkân-larımız son derece azalmış durumda. Mevcut alanlarımız içinde de yeşil gitgide azalıyor. Bunlar hiç şüphesiz bize iyi gelen şeyler değildir.
Sayfa 8·Kitabı okudu
"Doğayla mücadele etmek insanın kendi sonunu getirecektir."
Sayfa 237·Kitabı okudu