• Saçma sapan günlerin birinde, benim de dükkânda olduğum bir öğleden sonra içeri otuz yaşlarına yakın bir adam girdi. Elinde tuttuğu buruşuk kağıdı uzatıp dövme yaptırmak istediğini söyledi. Özdemir önce kağıda, sonra adamın suratına, sonra tekrar kağıda ve sonra da bana baktı. Merak edip elimi uzattım. Kağıdı alıp baktım. Bir boka benzetemedim. Ben de adamın suratına baktım önce, sonra kağıdı Özdemir'e verdim. Sonra da dayanamayıp epeydir süren sessizliğimi bozdum.
    "Abi bu ne?"
    "Bunu yapacaksınız", dedi ve bir çırpıda tişörtünü sıyırıp yan dönerek böbreğinin üstündeki yumuşak bölgeyi gösterdi. "Buraya yapacaksınız."
    Özdemir şaşkınlığını üzerinden atmamış, "Tamam yapalım *mına koyim da bu ne lan?" dercesine bakıyordu. İş başa düşmüştü yine. Kağıtta görülen tek şey ceviz büyüklüğünde siyah bir lekeydi. Büyük, kenarları taşmış, içi dolu siyah bir yuvarlak. Neydi lan bu? Sordum tekrar;
    "Abi bu ne?"
    "Doğum lekesi!"
    Al işte. Zaten akıllı adamın bizle ne işi olur?
    "Senin doğum leken mi abi?"
    Herifin surat düştü. Çenenin yayına sıçayım Ali, o nasıl soru lan? Adam şimdi tekme tokat dalacak bize! Neyse dalmadı Allah'tan.
    "Yok benim değil. Eski sevgilimin. Aynı yerde aynı şekilde bir doğum lekesi vardı onun. Aynısından yaptırmak istiyorum."
    Herif konuşunca gaza geldim ben de,
    "Abi madem çok seviyorsun kızı isminin dövmesini yapalım, kalp yapalım bir şey yapalım. Doğum lekesi dövmesi olur mu hiç?"
    "Yok lan ne sevmesi? Onun *mına koyim ben! Üç sene beraberdik bu kaltakla. Köpek gibi âşıktım. Bir gün en yakın arkadaşımla yattığını duydum. Sıkıştırdım biraz itiraf etti. Bir kere de yapmamışlar üstelik defalarca yatmış kansızlar!"
    Acıdım. Gözleri dolmuştu adamın...
    "Eee siktir et abi o zaman. Unutman lazımken ne diye kızın doğum lekesinin dövmesini karnına yaptırırsın?"
    Güldü.
    "Kızı siktir ettim abicim zaten. Mesele o değil. Mesele en güvendiğim, en sevdiğim insanın bile hiç ummadığım bir anda beni aldatabileceğini unutmak istememem. Kiminle olursam olayım, karım bile olsa yanımdaki, her çıplak kaldığımda bu *mına kodumun lekesine bakıp kendi kendime diyeceğim ki, unutma lan! Sakın unutma. Herkes herkesi her an aldatabilir. Herkes herkesi her an aldatıyor olabilir. En azından herkes herkesi bir ara muhakkak aldatır. Lekeye bak ve sakın unutma!"
    Tekrar göz göze geldik Özdemir'le.
    "Birer tane de biz mi yaptırsak lan?"
  • Unutma lan! Sakın unutma. Herkes herkesi her an aldatabilir. Herkes herkesi her an aldatıyor olabilir. En azından herkes herkesi bir ara muhakkak aldatır. Lekeye bak ve sakın unutma!