kaba kuvvetin zeka karşısındaki çaresizliğini anlatan en rafine eserdir. Sun Tzu, savaşın aslında sahada değil, zihinde kazanıldığını (veya kaybedildiğini) öyle bir kesinlikle ortaya koyar ki, okurken "Savaşmanın en büyük başarısı, hiç savaşmadan kazanmaktır" cümlesinin derinliğini iliklerinizde hissedersiniz. Kitap, kan dökmekten ziyade bir "ekonomi" dersi gibidir; kaynakları doğru kullanmak, zamanlamayı ayarlamak ve rakibin psikolojisini yönetmek üzerine kurulu bu stratejiler, aslında hayattaki her türlü engeli aşmanın formülünü sunar. Sun Tzu’nun yaklaşımı, bir balyoz darbesi değil, bir su akıntısı gibidir; esnek, duruma göre şekil alan ve en zayıf noktayı bulup oradan sızan bir akıl yürütme biçimidir.
bu kitabın asıl mucizesi, binlerce yıllık bir askeri doktrin olmasına rağmen, günümüzün kaotik dünyasında bize "sakin kalmanın bilgeliğini" öğretmesidir. Sun Tzu, "Kendini ve rakibini tanımazsan her savaşta yenilirsin" derken, aslında bireysel farkındalığın ve dış dünyayı objektif bir şekilde okumanın hayatiyetini vurgular. Kitabı okuduğunuzda, hayatın kendisinin de bir strateji oyunu olduğunu, ancak bu oyunda asıl zaferin yıkmak değil, dengeyi kurmak ve en az hasarla hedefe ulaşmak olduğunu anlıyorsunuz. Bu sadece generallerin değil, kendi hayatının lideri olmak isteyen herkesin zihin kütüphanesinde bulunması gereken, sadeliğiyle devleşen bir başyapıttır.