9/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 06:55
Bir Kıvılcımla Başladı Her Şey: Spiya’nın Doğuşu POYTUZEM - 4 BÜYÜK CÜCE ​Dünya sadece topraktan ve taştan ibaret değil; o bir döngünün, dengenin ve kadim bir sırrın vücut bulmuş hali. Bugün sizi, kaderin yeniden yazıldığı, elementlerin dile geldiği fantastik bir evrene davet ediyorum. ​ Üç İsim, Üç Kader ​Dünya oluşurken, ilk kıvılcım ateşe dönüştü ve Azil doğdu. Ama bu varoluş beraberinde büyük bir kırılmayı getirdi. Bir sabah güneşin ışıkları Spiya’nın yüzeyine vurduğunda, tek bir cümle üç farklı yankı buldu: ​Azil için; bir kurtuluş, ​Eftal için; bir kıyamet, ​Azek için; sonsuz bir özgürlük! ​ Ateşin İçindeki Su: Elya ​Aziyn ırkı lavlardan doğmuştu; onlar için su, yok edilmesi gereken bir tehlikeydi. Ancak unuttukları bir şey vardı: Su, hayattı. Azil’in gölgesinde büyüyen Elya, ateşle suyun imkansız ama kopamaz bağını başlattı. Kalplerindeki o ilk sızı, dünyanın dengesini sonsuza dek değiştirecek bir aşkın mı yoksa yıkımın mı habercisiydi? ​ Yıldız Tozundan Doğan Savaşçı: Azek ​Yıldızlar parçalanıp yere çarptığında insanlık doğdu, ama beraberinde Azek de geldi. Kolunda kadim bir yıldız tozunun enerjisini taşıyan Azek; Mari (Su), Terra (Toprak), Ignis (Ateş) ve Roc (Hava) cücelerinin özünü birleştirip dünyayı kurtarabilecek mi? ​İnsanları tanımayan bir koruyucu, doğadan kopmuş bir insanlığı Azil’in karanlık planlarından nasıl koruyacak? ​"Denge yoksa, özgürlük vardır." dediler... Peki ya özgürlüğün bedeli tüm dünyanın sonuysa? ​ Dönence, döngü, denge ve daimlik... Bu kitap sadece bir hikaye değil, varoluşun bize bıraktığı işaretleri okuma sanatı. Macera yeni başlıyor ve devamı için şimdiden heyecanlıyız! ​Sizce ateş mi suyu hapseder, yoksa su mu ateşi dindirir? Yorumlarda buluşalım!
4 Büyük CücePoytuzem · Doa Yayınları · 20252 okunma
Hakikat, korkunun diğer adıdır.
10/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2025 97. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 23:17
Özgürlük, Kötülük ve Hakikatin Yükü Özgürlük… İnsanlığın en eski yanılsaması, en ağır umudu. Sartre’ın dediği gibi, “hayat seni önemsemiyor ama vazgeçemezsin.” Fromm’un gözünde ise özgürlük, bir ayrıcalık değil; bilinçle, acıyla, farkındalıkla kazanılan bir mücadeledir. İnsan, arzularının kölesiyken özgür değildir. “Seçiyorum” der ama çoğu kez seçen o değildir; seçtiren, içinde bir yerlerde gizlenmiş eksikliktir. Özgürlük, cebinde taşıdığın bir kimlik değil, her gün yeniden kazandığın bir eylemdir. Tiryaki sigarayı bırakmaya karar verir ama bırakamaz; çünkü arzularının kökenini tanımıyordur. Gerçek özgürlük, o arzunun ardındaki güçleri görebilmek, onları yönetebilme cesaretini gösterebilmektir. Fromm der ki: “Özgürlük, bir süreçtir; bir sözcüğün değil, bir farkındalığın adıdır.” Kötülük ise insana özgüdür. Hayvan kötü olamaz, çünkü doğasının gereğini yaşar. İnsan kötülük yapar çünkü aklını, sevgisini ve özgürlüğünü taşır ve bazen bunlardan kurtulmak ister. Kötülük, insanın kendi yükünden kaçış denemesidir. Ama trajik olan şudur: insan ne kadar gerilerse gerilesin, insan olmaktan kurtulamaz. Bu yüzden kötülük doyum vermez; sadece ruhu çürütür, ama kökünden söküp atamaz. İyilik de kötülük gibi seçilemez bir soyutluk değildir. İyiliği seçebilmek için önce farkında olmak gerekir kendinin, başkalarının, yaşamın. Ama eğer bir insan bir başkasının acısına, bir dostun bakışına, bir kuşun ötüşüne, otların yeşiline karşı duyarlılığını yitirmişse; farkındalık artık işe yaramaz. Duyarsız bir kalp, yaşamı hissedemez; yaşamı hissedemeyen bir insan da iyiliği seçemez. İşte o zaman, insanlık kendi elleriyle umutlarını boğar. Fromm’un dediği gibi, hakikat seni özgür kılacaktır. Ama hakikat acıtır. Çünkü önce seni senden alır. Arzularının, korkularının, yalanlarının içini
Sevginin ve Şiddetin KaynağıErich Fromm · Payel Yayınları · 19941,707 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
7/10
·168 syf.··
2025 36. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2025 23:56
Kendini pek matah bir şey zanneden insanoğlu, kendini bir de dünyanın dışından görebilse... Yörüngede, 2024 yılında Booker ödülü almış, dilimize Püren Özgören tarafından çevrilmiş fırından yeni çıkmış bir kitap. Samantha Harvey, bu kitapta farklı ülkelerden altı astronotun gözünden bize dünyayı anlatıyor. Belli bir olay kurgusu yok, karakterlerle ilgili fazlaca ayrıntı yok, sadece düşünceler var. Dünyanın altı astronotun gözünden on altı dönüşte yukarıda gördükleri, hisleri, anıları ve insanoğlunu sorgulama var. Dünyanın yukarıdan bir sınırının bile gözükmemesine rağmen aşağıda savaşların, sınırların, bencilliğin bol miktarda olması, kadınların ikinci plana atıldığı, uzay çalışmalarında bile erkek egemenliğinin hakim olduğu, iklim değişiklikleri, doğanın ve insanın savaşı gibi konulara değinilmiş. Açıkçası, bu kitaba çok yükselmiştim, beklentim çok yüksek başladım ama bildiğimizin dışında ekstra bir şey var mıydı, yoktu. Kitabın olay örgüsüne çok dahil olamadım. Altı astronot misali ben de kitaba dışarıdan bakabildim, içerisine giremedim. Okuması keyifliydi, aktı gitti. Bir de bu kitabı okurken hep Barış Manço'nun dönence şarkısı içimde çaldı durdu.
Edebiyat
YörüngedeSamantha Harvey · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025718 okunma
6/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2024 151. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2024 20:30
Merhaba arkadaşlar. Talih Kuşu bu yıl başımıza konsun dedik ve yılın son kitabını da geride bıraktık. Hepimize öncelikle mutlu akşamlar, güzel bir yıl, mutlu bir sene diliyorum. Aynı zamanda yarın doğum günüm. Umarım kişisel olarak da kendimi geliştirdiğim ve kendime değer kattığım, mutlu geçecek bir yılın başlangıcı olur bu yıl. Hepimiz için en içten dileklerimle güzel bir yıl olmasını diliyorum. Kitaba geçecek olursak, Desmond Bagley’e ait şimdilik son kitabımıza da geldik. Buraya kadar da iyi geldik bence. Yazarın da ölmeden önce kaleme aldığı son eseri olup bizde de Mart 1983 baskısı elimizde mevcuttur. Kitabın en güzel yanlarından birisi bu romanın bir polisiye, macera tarzından çok esprili bir dille yazılmış olmasıdır diyebiliriz. Afrika’da o dönem için kendisi de dahil çeşitli milletlerden bulunan insanların özellikleri kitaptaki karakterlerde toplanmış, oradaki yaşama esprili bir dille bakılmıştır. Aynı zamanda ortada söylemesi dile bile kolay olmayan büyük bir miras ve bu mirasçıların ortadan kaybolmaları vardır ki işte buradan başlayan hikaye bütün Afrika’yı kapsar ve hem oradaki sömürü düzenine hem de oradaki insanların her şeye rağmen birbirlerine yaptıklarına farklı bir bakış açısı sunar. Mesela Afrika tek bir bölge olarak zorluk çeken yer değildir, baştan sona zor şartlar altında yaşayan bir bölgedir. Ancak insanlar buna rağmen birbirlerine kazık atmaktan asla çekinmezler ve kimse kimseye güvenemez. Biz zorluk çekiyoruz daha anlayışlı olalım düşüncesinden uzakta herkeste bir kendini kurtarma çabası vardır. Max Stafford ise bu romanda bize eşlik eden karakter. Yazarın kendisinin de bulunduğu Kenya macerası sonrası kaleme alınan bu romanda tam 40 milyon sterlin mevzu bahis. Bunun 34 milyonu ayrılmışken 6 milyonluk kısmı da pay edilecek. Ancak oldukça büyük
Talih KuşuDesmond Bagley · E Yayınları · 19836 okunma
6/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2024 150. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2024 13:27
Merhaba arkadaşlar. Bahama Crisis adını Dönence olarak çevirmeyi başaran ve yıllardır bu hallerine serzenişte bulunduğum eski çevirilerden birini daha geride bıraktık. Nisan 1986 yılına ait bu baskıyı şimdi hep birlikte inceleyelim istiyorum. Daha sonra yazara ait inceleme ve okuma sıramızı da ekleyeceğiz. Tom Mangan bizim ilk tanıştığımız Bahamalı karakter. Yine böyle çok eski bir baskısını okuduğum Av Mevsimi kitabını hatırlattı bana. O eser başkaydı tabi. Burada bu karakterin bizler girişimci olduğunu, otel benzeri yerler açarak bir yerleşim yeri oluşturma çabasını okuyacakken bir anda ailesinin kaçırılması ve onun da bu olayın peşine düşmesini okur hale geldik. Aslında bu çok da güzel oldu. Tek başına bir macera romanının karşıma çıkıp hayal kırıklığı oluşturmasını açıkçası istemezdim. Ancak ilginçtir ki eşi ile yaptığı Bahamalar tatili sonrası yazılmış bir eserdir bu kitap. Aklına artık bir konu mu geldi yoksa hepsinden bağımsız olarak orada bir olay yaşandı da onu biraz değiştirip mi anlattı, bilmiyorum. Yine bir Amerikan rüyası, oradan insanlığın ve dünyanın kurtarılmasına gidecek olaylar da vardı ama neyse ki yazar bu defa Bahamalar ile sınırlı bırakmış meseleyi. Biz okuyucular ise Tom Mangan’ın Bahamaların en ensesi kalın adamı olduğunu, otelleri, marinaları ve araç kiralama şirketleri yönettiğini, işlerinin de günden güne büyüdüğünü öğreniyoruz. Bu büyüme neticesinde eski arkadaşlarından Billy Cunningham ve kuzeni Debbie onu ziyaret edip (bunlar da iş adamı) Bahamalar’a yatırım yapmak istediklerini, ve kendileriyle çalışmasını Mangan’a teklif ediyorlar. Bunun hemen ardından felaket senaryoları başlıyor. Önce eşi ve çocuklarının olduğu yat kayboluyor hemen ardından kızının cesedi yüzlerce kilometre uzakta bulunuyor. Haliyle iş anlaşmazlığa düştüğü gibi
DönenceDesmond Bagley · Kelebek Yayınları · 19865 okunma
10/10
·78 syf.··
2025 13. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2025 04:41
Dudak değmemiş şiirlerin şairiyim ben Henüz göklere tırmanacak merdivenlerim yok. Bir Kadim yalnızlıktır dost edindiğim Dünyayı ateşe verecek cümlelerin yok İnstagram ismailkarasu_myb_58 . Şairimiz kırkbeş şiiri ile karşımıza çıkmış. Dudak Değmemiş Şiirler . Seni sevmek çok ayrı; Gözlerinin rengine boyamak bütün şehri y Yeri, göğü, denizi... Güneş ki, en heybetlisi ve en ağır ağabeyi Aydınlık yüzlüsü semtimizin Ve güneşten kopup, yanağında hayat bulan gülücükler gibi sl Seni sevmek çok ayrı... . Kitabının ismini Dudak Değmemiş Şiirlerin olarak adlandıran İsmail Karasu 'nun en dikkatimi çeken şiirleri baslıca Aynalar, Dönence, Yabancı ve Niyaz. İsmail Karasu .
Dudak Değmemiş Şiirlerİsmail Karasu · Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık · 202339 okunma