8/10
·368 syf.··
2026 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 00:00
Hayat bazen tek bir kararla ikiye bölünür; tıpkı bir bıçağın iki yüzü gibi: Bir tarafı koruyan, diğer tarafı yaralayan. Marcus, bu eserinde insanın en karanlık köşelerine ışık tutuyor. 'Doğru' nedir ve biz bu doğruyu ne kadar süreliğine kendimizden saklayabiliriz? Kitabı okurken karakterlerin içine düştüğü o kaçınılmaz döngü, okuyucuyu sadece bir izleyici olmaktan çıkarıp bir sorgulayıcıya dönüştürüyor. Yazarın dili o kadar yalın ama bir o kadar da ağır ki, sayfalar ilerledikçe kendi vicdanınızla da yüzleşiyorsunuz. Eğer 'siyah' ile 'beyaz' arasında sıkışıp kalmış bir hikaye arıyorsanız, bu kitap tam anlamıyla bir hesaplaşma.
Bıçağın İki YüzüMarcus Sakey · Koridor Yayıncılık · 201749 okunma
Spoiler var
2/10
·448 syf.··
2026 14. kitabı
ikinci kitaba başlarken artık bazı sırların açığa çıkacağını, karakterlerin oturup gerçekten konuşacağını ve yaşananların daha mantıklı bir zemine oturacağını düşünmüştüm. Ancak kitabı bitirdiğimde hissettiğim şey bunun tam tersi oldu. İlk kitapta beni rahatsız eden birçok unsur devam ettiği gibi bazı noktalarda daha da büyümüştü. Korkunç! Kitap boyunca Mahinev, Ali Asaf'ın onu aldattığını düşünüyor. Açıkçası okur olarak bizim düşünmemiz gereken şey de bu. Çünkü kitap sürekli olarak bizi bu sonuca yönlendiriyor. Ortada Lina var, ortada başka bir kadın var, ortada yıllarca süren sessizlik var ve ortada cevaplanmayan onlarca soru var. Fakat bütün bunların içinde beni en çok rahatsız eden şey Ali Asaf'ın gerçeği biliyor olmasına rağmen hiçbir açıklama yapmaması oldu. Mahinev soru soruyor. Ali Asaf susuyor. Mahinev cevap bekliyor. Ali Asaf yine susuyor. Mahinev acı çekiyor. Ali Asaf hâlâ susuyor. Bu döngü yüzlerce sayfa boyunca tekrar ediyor. Bakın şaka değil yüzlerce sayfa sürüyo. Bir noktadan sonra bu durum gizem yaratmıyor. Sadece hikâyeyi uzatıyor. Karakterlerin yaşadığı sorunları değil, yazarın hikâyeyi uzatmak için karakterleri konuşturmadığını hissetmeye başladım. İlk kitapta da bu vardı ama ikinci kitapta çok daha yorucu bir hâl almış. Nefes aldırmadı.. Lina karakteriyle ilgili de karışık hisler içerisindeyim. Hikâyeye girişini etkileyici buldum. Annesini kaybetmek üzere olan küçük bir çocuğun hikâyesi doğal olarak insanı etkiliyor. Ancak Mahinev'e bağlanma süreci bana fazla hızlı geldi. Evet, travma yaşayan çocuklar hızlı bağ kurabilir ama burada yaşanan bağın yoğunluğu bana yine de yapay hissettirdi. Sanki duygusal etkiyi artırmak için bazı gelişim aşamaları atlanmış gibiydi. Kitabın sonlarına doğru mektuplarla birlikte öğreniyoruz ki aslında Ali Asaf
Mahi 2Tuğba Atıcı Coşar · Pukka Yayınları · 2025185 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Beyaz Diş
3/10
·159 syf.··
2026 9. kitabı
·
100 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 19:34
Ben bu kitaba başladım, yarıda yarıda bıraktım devam ettim yarıda bıraktım. Bu döngü de idi. Bu kitap bana göre değil. Bana akıcı gelmedi. Kürt ve köpekler le ilgili bir kitap. Beyaz Diş Jack London
Kitap İncelemesi
Beyaz DişJack London · Parıltı Yayınları · 201295,7bin okunma
Orhan Kemal-El Kızı
Puan vermedi
Yıllar geçsede geçmişten günümüze kadar değişmeyen bir sorun. El kızı denince akla gelen gelin... Gelince, kaynana ikisinin ortak noktası bir oğlan biri annesi biri eşi üçlü döngü
1000Kitap
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Alper Canıgüz ADHD olduğunu itiraf etmeli :)
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Romanın en iyi yanı bana şu deneyimi yaşatmasıydı; -sanırım sıkılmaya başlıyorum, -konu nasıl buraya geldi bi saniye -devam ediyim bişeyler oluyor -sanırım sıkılmaya başlıyorum… Şeklinde bir loop yaşadım ve bu döngü gökyüzünü yararak ortaya çıkmış kıyamet habercisi olduğu düşünülen örümcek burgacının ne olduğunu anladığımda ortadan kayboldu. Yani burgaç kitaba dair kötü fikirlerimi yuttu :) o yüzden sevdim. Romanda Hiperdemokratik bir dünya var Dedektif var Yeldeğirmeninde yaşıyor Yaşam vizesi bitmek üzere Çözmeye uğraştığı bir cinayet ve kendi ölümüne sayılı gün Örümcek Burgacı Alper Canıgüz
1000Kitap
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025695 okunma
Amat
10/10
·239 syf.··
2026 23. kitabı
İnanılmaz iyi bir kitap. İçine çekme ve kurgu anlamındaki başarısından, deniz romanı olarak Türk edebiyatının mihenk taşlarından biri olması gerektiğine kadar birçok şey yazılıp söylenebilir. Ama bunlardan da önemlisi, kitabın alegorik anlatım noktasında zirveye oynaması.. gerçekten olay akışı çok güzel ve insan kitabı okurken içindeki detayları fark ettikçe daha hoş hissediyor. Spoiler kısmı Zaman felsefesi çok ön planda değil ama kitabın temelini oluşturan şey de o esasında... Sadece bunu anlayabilmek için bazı detayları yakalayabilmek lazım. Mesela Fisagorcuların "zamanın döngüsel olduğu" fikirleri bize anlatılırken Amat isimli bir geminin iki Osmanlı fırkateynini batıran kara sancaklı bir geminin peşine düşerek yola çıktığını (tabii bunu Diyavol Paşa dışında kimse kesin olarak bilmiyor zira gizli), sonrasında bu Amat gemisinin sancağının siyah olup da iki Osmanlı fırkateynini batırdıklarını ve 247 kişiden oluşan mürettebatın şaşırdığını, sonrasında aynı olayın yaşanması hasebiyle gemideki bazı adamların kafasının karıştığını, sonrasında Veba bulaşıp da çoğu öldüğü vakti, 247 meşe ağacı hikayesini birleştirince buradan şu sonuç çıkıyor: Bu gemi aslında sonsuz döngü cehennemiyle karşı karşıya bırakılan günahkarların gemisi... Yani marangoz Nuh'un sipariş üzerine 247 meşe ağacını kestiği vakitten geminin sefere kalkışı itibarıyla tayfanın vebadan kırıldığı güne kadar sonsuz bir döngüsellikle cezalandırılmışlardır. Bizim Süleyman Reis de bu yolla ölümsüzlüğü yakalamıştır. Tabii bundan ne kadar memnun, ne kadar değil, orasını muallakta bırakacak şekilde bitiriyor Anar. Yine de kitabın bir bölümünde geçtiği gibi kesinliktense bu tür belirsizlikler insanın içini daha fazla merak duygusuyla kaplıyor ve kitap hakkında düşünmesine sebep oluyor. Heh bir de, diğer
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma