Bitirdikten sonra “ bu ne len dostodan böyle kötü bir eser beklemezdim.” diyorsun jeton düşünce anlıyorsun ne kadar iyi bir kitap olduğunu -7 karakter daha lazımmış
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,5bin okunma
Emil Frankl, İkinci Dünya Savaşı sırasında Auschwitz toplama kampında esir tutulmuş bir psikiyastri doktoru. Orada tutulduğu süre boyunca yaşadıklarını gördüklerini mesleğinin verdiği bir bakış açısıyla incelemiş biri. Daha sonra kendi psikiyatri dokrininin temellenmesini destekleyecek gözlemlerden bulgular elde etmiş: Logoterapi. Freud ve Adler’den sonra Üçüncü Viyana Okulu’nu kuran kişi olarak tanınıyor.
Kitabın adına bakıldığı zaman görüleceği gibi Frankl, sadece orada olanları değil diğer insanlara da uygulanabilecek bir anlatım tekniği benimsemiş. Toplama kampında yaşananlar insanın tahayyül sınırlarını zorlayacak cinsten. Yapılan iskenceler, esirlere karşı tutumlar, kamptaki yaşam şartları vb. durumlar ve şartları örnekler ve kendi deneyimiyle vermiş. Frankl’ın sözlerinden kendisinin de bu süreçte yaşadıklarını önce nereye oturtmakta zorlandığını anlıyoruz. Ama zamanla daha çok oturmuş bir zihin ve kitabi bilgilerin tatbikinin kazandırdığı bakış açısına sahip olmuş.
Orada yaşana acıların neden olduğu, bir anlamının olup olmadığı, neden kampı çevreleyen tellere koşmadıkları (intihar demek) gibi soruların tek tetmin edici cevabı: yaşamın anlamı. Neden acıya katlanması gerektiğine dair bir cevabı olanlar ancak o acıya dayanabilir. İnsan olarak acı dediğimiz mefhumun varlığı aslında anlamlandıramadığımızda oluşmaktadır. Acıya bir anlam yüklediğimizde çektiğimiz ıstırap azalır. O anlam demek yaşamak için bir sebep demek. Frankl konuyu anlatırken Nietzsche’den “Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla dayanabilir.” alıntısını yapar. Belki dünyanın en zor şartlarıydı, belki de en zor şartlarından biriydi ama zor olduğu kesin. Bu durumda insanın ayakta kalmasını sağlayacak şey o “nedeni” bulmak olmalı. Ne kadar imkansıza yakın olsa da “nasıla” bir şekilde
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herkesten el çekmiş, yalnızlığı yaşam tarzı haline getirmiş, çevrede olan biteni görüp hayal dünyasında sanki onlarcasıyla konuşuyormuş gibi hissedip yalnızlığa yaşam adını koymuş olsa da kimsesiz ve yaşamsızdır. tanımadığı ama ömrünün sonuna kadar unutamayacağı Nastenka ile tanışır. Birkaç gece bütün ömrünü anlatır…
Nastenka; dildir,umut,çocukluk ve en tutsağı aşk’tır.
Akıcı ve başarılı bir Dostoyevski eseri okuyacaksınız, kaç zamandır bu ahenkte ve temada bir kitap arıyordum, çok başarılı bir eser ortaya çıkmış…
“Çünkü seni yıllardır tanıyorum sevgili Nastenka, çünkü yıllardır böyle birini arıyordum. Aradığım sendin, ikimizin şuanda buluşması kaderimizde vardı”
Fyodor DostoyevskiBeyaz Geceler
“Ölü Evinden Anılar” Dostoyevsky’nin, okudukça sanki bir fotoğrafa bakıyormuşsunuz hissi yaratan müthiş gerçekçiliği ve hayret verici insan tahlilleri ile birlikte bir adamın özgürlüğe uzanan yolda karşılaştığı olayları aktarır romanıdır.
Yaptığı karakter analizlerine baktığınızda Dosto’nun bu anlamda -bence eşsiz- dehasının derinliğini görebiliyorsunuz. İnsan üzerinde bu denli kafa yorup böylesine derin yazdığı ilk romanı. Bu anlamda Suç ve Ceza ile Karamazov Kardeşler’in bu kafa yormadan daha sonraları fazlaca besleneceğini söyleyebiliriz.
Uzun uzun ve hatta okuyucuyu bazen boğabilen tasvir ve betimlemelere gerek duymayan Dosto, sizi, önce o kale duvarları arasına alıyor, sonra türlü türlü insanla tanıştırıyor, onlarla bazen yemek yedirip bazen çay içiriyor, size hastaneyi ziyaret ettiriyor ve adeta o dünyanın bir parçası haline getiriyor.
Kendisinin de 4 yıl kürek mahkumu olduğunu bilerek kitabı okuduğumuzda, bu romanında Dosto’dan fazlaca izler taşıdığını söylemek ve kitaba biraz da bu açıdan bakmak, Dosto-severler için romanı bir kat daha değerli kılacaktır.
Ölüler Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,7bin okunma
*Benimİçin*lı10*OlanDostoKitabıdır*
Rus yazar Fyodor Dostoyevski, bilim adamları ve eleştirmenler tarafından on dokuzuncu yüzyılın en önemli yazarlarından 1i olarak kabul edilen derin felsefi romanları, erkeklerin ve kadınların karşılaştığı bazı psikolojik mücadelelere kendi içinde ritmi olan 1bakış açısı sunar okura. Ölüm, inançlar, ikili ilişkiler, siyasi ve toplumsal tüm durumlarıyla Ecciniler yine çok yönlü kitaplarından 1idir...
Siyasi 1roman olan Ecinniler 19. yüzyılın 2.yarısında ateizm, nihilizm ve sosyalizm gibi ideolojilerle birlikte Batı düşüncesinin Rusya ve Rus insanı üzerindeki etkilerini ele alır ve eleştirir. Dostoyevski kitabı 1870 ile 1872 yılları arasında Sibirya sürgününden döndükten sonraki dönemde yazmıştır. Bu nedenle Dostoyeski'nin son yıllarındaki muhafazakâr görüşleri kitapta fazlasıyla hissedilir. Kitapta sosyalizm ve nihilizm gibi aşırılıkçı ideolojilerin toplumsal yapı üzerindeki tahribatlarını ortaya koymaya çalışır. Ecciniler, Rus toplumunu bekleyen çalkantıları sezebilen Dostoyevski’nin, gerçek 1olaydan esinlenerek kaleme aldığı siyasi 1romanıdır. 1taşra gölünde, infaz edilmiş 1adamın cesedi bulunur. Bu genç adamın öldürülme nedeninin uzaklaştığı devrimci örgütten ayrılmak istemesi olduğu sonradan anlaşılır. Dostoyevski’nin 1869’da gerçekleşen bu olaydan esinlenerek yazdığı bu siyasi kitap, Fransız İhtilali’nin de etkisiyle; Rus halkını derinden sarsan hayatın her döneminde denk gelecek konusu ve karakterleriyle günümüz insanına seslenen 1klasik olmuştur...
Dostoyevski’nin Sibirya sürgünü dönüşü düşüncelerinde oluşan değişikliklerin göstermesi açısından da önemli 1kitap olan Ecinniler, küçük 1taşra kasabasında 1grup modaya uyan radikalin ortaya çıkışını izleyen kargaşayı betimleyen ve bunu ifade ederken cümleler "günümüz moda
Kitabın konusu bana hiç hitap etmediyi için yarıya kadar bitse de gitsek diyerek geldim resmen. Buna rağmen Dostoyevski yine de kendi kalameni belli ediyo ister istemez okuyosun. Yarıdan sorası beni bir az meraklandırdı. Ama her halükarda Dostodan daha iyisini bekliyodum ya da kitap bana uygun değildi. Belki de Oblomov ve Bir İdam Mahkûmunun Son Günü 'den sonra ağır gelmiştir.
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma