Psikologlar bize durmadan çocukluğumuzu ve geçmişte yaşanmış bütün korkunç şeyleri sorup duruyorlar. Varsa yoksa geçmiş; artık dayanılacak gibi değil. Hep geçmiş. Beraberimizde sürüklediğimiz ağır bir değirmen taşı gibi ezip duruyor bizi.
"Geçmişi suçlamanın bir son kullanma tarihi vardır. Direksiyon başına geçebilecek yaşa geldiğin anda sorumluluk sana aittir.” J.K. Rowling·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...Evet diye sürdürdü delikanlı, Tanrının elçisi bu papaz her gün siz köylülerle biz kentlilerin tepesine yıldırımlar yağdırır. İnsanlarla hayvanların çektiği açlıktır bu yıldırımlar; tarlaları yok eden bunun gibi donlardır; bütün yolları köylü ve hayvan ölüleriyle dolduran geçen ayki gibi fırtınalardır; bütün ekini yok eden bu yılki kuraklıklardır. Bunlardır işte yıldırımlar! Yalnız, sahibiniz olan adamın neden bu yıldırımların hiçbirinden zarar görmediğini sormalı! Neden ambarları tıka basa dolu, hayvanları yerli yerinde! Bu kutsal yıldırımlar neden onu, papazı, belediye başkanını, daha birkaç benzerini aç açıkta bırakmıyor acaba? Bunu Tanrının korumasına mı, yoksa yıldırımsavara mı vereceğiz?
Bir izci kampına kıyafet değiştirip sızan genç psikologlar, izcileri 3 gruba bölüp sportif yarışmalar düzenleyerek aralarına şiddete yol açıcı nifaklar sokarlar. Sadece bir kez şiddet aniden kesilmiştir: Killi çamur bir zeminde, kampa gıda malzemesi taşıyan arabanın çamura gömülüp kaldığı durumdur bu; herkes birden el atıp arabayı çamurdan kurtarma çalışmasına katılıp aralarındaki husumeti unutuvermiştir.