📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitabı bitirdiğimde biraz araştırma yaptım. Kitap, şairin Bornova'da bir bodrum katında yaşadığı, yoksulluk ve yalnızlıkla mücadele ettiği yılların ürünüdür. Kitabın merkezinde, şairin 13 yaşındayken kaybettiği annesi Füsun Hanım'ın yarattığı derin boşluk ve bu kaybın yol açtığı travma yer alır. Madak'ın şiir evreninde anne, hem koruyucu bir sığınak hem de yokluğuyla tüm varoluşu etkileyen bir figürdür
Grapon Kâğıtları’nı okumak, aslında hiç tanımadığınız bir kadını uzun uzun dinlemişsiniz gibi, onunla dertleşmişsiniz gibi hissettirir. Sayfaları çevirdikçe, kendisini "acıklı sözler kraliçesi" ilan eden bu kadının, en derin acılarını bile nasıl bir çocuk naifliği ve ince bir alaycılıkla paketlediğine şahitlik edersiniz
Kitaba adını veren o "grapon kâğıdı", aslında Madak’ın tüm dünyasını özetler; ucuzdur, dayanıksızdır, renklidir ama gözyaşıyla ıslandığında boyası hemen akar. Okurken hissettiğiniz tam da budur: Hayatın hem çok renkli hem de her an yırtılacak kadar kırılgan olduğu gerçeği.
ellerimi bıraktım, artık bunu sana yazsın
İçimde iki yaşlı balık varsa,
İçimde biri pulsuz, iki balık varsa
Biri sensen, gelirsen ve yok edersen
Bunu yazmak istiyorum sana
Sonra postalamak istiyorum
Pulsuz bir zarfta
Hiçbir mektup artık ikna etmiyor beni hayata