alnımın gövdesinde çamurun gürültüsü
tütünün hüznü diye bir şey vardır gördüm
buradan ağlamaya gidilir mi bir masalın kahrıyla
otuz dört harf birden bu dağ asla okunmaz bildim
diyebilirim ki iki yara yan yana gelse kabuk olurum şimdi..
Cevap alamadığım sorularla inşa ettiğim bu dinin ayininde
Nereden başlasam sana kendimi anlatmaya
Başım doğdum doğalı bu dünya sunağında
Bir tek göğe doğru bağırırken çatallanmıyor sesim:
Ey güneş, bir sen bir de ben
Nasıl da güzel batıyoruz...