'... Sizinle konuşurken gerçek acıyı hiç tatmadığımı düşündüm. Benim ülkemde acı kemerlere, kubbelere örtülür, korunur, toplumsallaştırılır. Bireysel, sivri acı yok gibidir. Öğreniyoruz. Acemilik sancısı...'
Okumayı öğrendiğimde ilk okuduğum kitaplardan biridir. Çocuk Kalbi yıllar sonra okuyunca da o naçizane saf, temiz duygularıyla tuttuğu günlük o günlere götürüyor sanki. Çocuklarımızın okuduğu ya da okuyacakları kitapları da bi elden geçirmek gerek diye düşünüyorum.
Uzun zamandır kiminde ağlatan, kiminde ise güldüren öyküler okumamıştım. İçimi buruk bırakan ya da 'öyle olur işte ' dedirten öykülerle iyi ki okumuşum dedirten bir kitap oldu. Şermin Yaşar her zaman olduğu gibi duyguları en tabii haliyle en elzem kelimelerle anlatmış.
... dostların çokluğu ile yalnızlığın mevcudiyeti arasında hiçbir alâka olmadığını zamanla anlayacaksınız. Ne diyordu şair, ne zaman bir dosta gitsem evde yoklar...