Buzzati ve Kafka (3): Drogo, sonunda bir Tatar taburunun
Kale'ye yaklaşmakta olabileceği haberini alır. Kendini savaşa-
mayacak kadar zayıf hissettiği için, haberin aslı çıkmayacağım
söyler kendi kendine. "Hiçbir şey görmeyeceğini, yolu terk edilmiş
bulacağını, hiçbir hayat izi olmayacağını umuyordu. Bütün
yaşamını düşmanı bekleyerek boş yere harcadıktan sonra, Dro-
go'nun umut ettiği buydu."
"[Amiral Bristol'un yazdıkları:] General Dro'nun emrinde bulunmuş olan kendi subaylarımın raporlarından biliyorum ki savunmasız köyler önce top ateşine tutulup sonra istilâ edilmiş ve eğer kaçmayan halk kalmışsa, onlar da vahşice öldürülmüştür; köy yağmalanmış, hayvan sürülerine el konmuş ve arkasından köy yakılmıştır. Bu uygulama yöreyi Müslümanlardan arındırmak için düzenli olarak tekrarlanmış bir yöntemdir."
Savaşın başlamasından önce, Erivan ilinde yaşayan Müslüman halkın nüfusu, neredeyse Ermeniler kadar yüksekti. Onlar Kafkasya'nın en çok acı çekenlerinden biri oldular. Ancak, Erivan'dan gelen veriler bölük pörçüktü. Oradan kaçan mülteciler köylerin yakıldığı ve insanların katledildiği haberini veriyorlardı, fakat çok az resmî gözlemci raporu mevcuttu. Osmanlı veya Türk Millî Orduları Erivan ilinin çoğu bölgesine hiç girmediler; bu nedenle, Erivan'ın Müslüman halkı üzerine detaylı Osmanlı raporu nadiren hazırlanmıştır. Kars'taki İslam Şurası, muhtemelen oradan kaçan mültecilerden aldıkları bilgiler doğrultusunda, sadece Erivan'ın bazı bölgelerinde 1 Ekim 1919'a kadar tahrip edilen Müslüman köyleri hakkında köylerin isimleri ve her birinde kaç kişinin katledildiğini içeren bir liste hazırladı. Sadece bu iki bölgede harap edilen köylerin sayısı 91'e ulaşıyordu. Türk Hükümetine göre, Ermeni Cumhuriyetinde 199 Müslüman köyü harap edilmişti ki bu muhtemelen pek de abartılı bir hesap değildir. Azerbaycan Cumhuriyeti 1930 Mart ayında, tahrip edilen köylerin isimlerini sıralayarak ve Ermeni devletinin "300'den fazla köyü harap edip Müslüman halkının çoğunluğunu kıyımdan geçirdiğini" tahminen hesaplayarak Ermenistan Cumhuriyetindeki katliamları resmen kınadı. İngiliz askerlerinin işgali altında olduğu için fazla şikâyet fırsatı verilmeyen İran hükümeti bile, toplu
Sayfa 246 - Türk Tarih Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
mija tarî, deşta Mûşê deşteka rast e, kotan lê diçirên
meşkek di sînga min de dikeye, zozana min xir û xalî
li deştê dibim kelek û gol, li civatan şik û qerar im
diayên hespan nayên cî gava siya xwînê ket ser gulê
ax, ezî qulingê ji refa xwe mayî li ser lingan radizêm
I. Dünya Savaşı Dönemindeki Ermeni Olayları:
Adana'da çıkan bu olaylardan sonra, İttihat Terakki'nin ileri gelenleriyle Ermeni Taşnaksütyun temsilcileri bir araya geldiler. II. Meşrutiyet hem Türkler'e hem de Ermeniler'e hak ve özgürlükler getirmişti. 31 Mart gerici isyanından sonra bu hürriyetlerin ellerinden gitmemesi ve meşrutiyetin güçlenmesi için, İttihatçılar'la Taşnaklar. Devletin yaşatılması konusunda üzerlerine düşeni yapmak ve vatanın birliğini korumak için işbirliği kararı aldılar. 3 Eylül 1909 tarihinde de bu konudaki kararlarını bir anlaşma ile belgelediler. Bu sebeple kısa süreli de olsa Ermeni olayları hız kesti ve büyük hadiseler çıkmadı. I. Dünya Savaşı'nın patlak verdiği ve bizde de ayak seslerinin duyulmaya başladığı günlerde, Ermeniler'in nasıl bir tavır takınacakları önemliydi. Mayıs ayı içinde Galata'daki Büyük Ermeni Merkez Okulu'nda, Patriğin görevlendirdiği bir rahibin yönetiminde "Birleşmiş Milli Ermeni Kongresi" adını verdikleri bir toplantı yaptılar. Bu toplantıda Ermeniler, "Savaş sırasında Osmanlıya bağlılık ve Devlete sadık kalma" kararı aldılar. Ne var ki, aradan bir ay geçmemişti ki, 1914 Haziran ayında Taşnakların Erzurum'daki toplantısında yüz seksen derece döndüler. "Osmanlı Devletini iki ateş arasında bırakma"ya karar verdiler. Taşnaklar: "İttihat Terakki Hükümeti Ermenilere karşı samimi davranmadı, sözünde durmadı, bizi aldattı. Türkler'e şiddet uygulamalıyız!" diyerek, silahlı örgütlerine şu emri verdiler: "Herkes silahlanacak, Rus Ordusu için çalışacak, Osmanlı Ordusu iki ateş arasında bırakılacak… Her yer bombalarla yakılıp yıkılacak!" Komitenin bu kararından sonra, Ermeniler büyük bir hızla silahlandılar. Türk ordusu içindeki Ermeni askerler silahlarıyla birlikte firar ederek ihtilalci Ermeni çetelerine ve Rus ordusuna