Bir insanın kaderi her zaman için hem bir hediye hem de bir yük değil midir? Hangimiz, " Sevgili Tanrım,senin dilediğin olacak,bemim ki değil "diye dua ederken kendi özgür iradesiyle mücadele etmez ki? "
Dünya üzerinde hiçbir karşılaşma hiçbir bakış ve hiçbir ses öylesine değildir.
Bizler hayatın hengamesi içinde her şeyi rastlantı sanma yanılgısına düşeriz.
Oysa tesadüf kelime anlamıyla rast gelmek olsa da aslında zihnimizin anlamlandıramadığı boşluklara vurduğu sahte bir etikettir.
Tevafuk ise vefk meselesidir.
Yani evrendeki o devasa yapbozun parçalarının milimetrik bir hassasiyetle birbirine geçmesidir.
Kökenindeki v-f-k (uyum) kökü bize şunu fısıldar: sen bir dua ettiğinde o duanın cevabı olan olay çoktan yola çıkmıştır.
Sen birini özlediğinde o kişinin seni araması bir istatistik başarısı değil ruhların bir frekansta buluşma randevusudur.
Tevafuk başıboşluğunun reddi bir sahibin kabulüdür.
Bir çiçeğin tam vaktinde açmasıyla bir kitabın tam ihtiyacınız olan sayfasının rüzgarla önünüze açılması arasında bir fark yoktur.
İkisi de aynı kalemin farklı kağıtlara attığı imzadır.