Topraktan aşk fışkırıyordu.
Hayat, değişik tür ve renklerde aşklardan ibaretti. Topraktan aşk fışkırıyordu. Tomurcuk çiçeklenip meyve olma aşkındaydı. Kaynaktan fışkıran duru su, nehirler ve okyanuslarla birleşme aşkı icindeydi. Tane, başak olma aşkını yaşıyordu. Aşkı yaşamaktı yaşamın şahı.
Sayfa 293 - UMUT YAYIMCILIK 7. BASKI: MAYIS 1998·Kitabı okuyor
Alıntı
* Arapça ve Farsçanın tam hakim olacağı bir zamanda Ahmed Yesevi Türk milletinin önüne arı ve duru Türkçe ile çıkmış, Türk milletinin kimlik bunalımına girmesini engellemiştir. *
Sayfa 38 - Bilge Kültür Sanat·Kitabı okuyor
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yan yana büyüyen nice ağaçlar gördüm, biri yaş diğeri kuru idi. Kol kola yürüyen nice insanlar gördüm, biri kirli diğeri duru idi.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Alıntı
“Kuşları seven herkes kuş dilinden anlar. Sevginin dili güçlüdür. Ben birini sevdim mi, duru suların dibine baktığım gibi onun gözlerinin dibindeki renkli taşlara bakarım. Eğer bu taşların renginde yeşillik çoksa beni sevdiğini anlarım. Bu kuş beni seviyor." “Ama kuşun gözlerine bakmadın”… “Sesine baktım."
Sayfa 288 - UMUT YAYIMCILIK 7. BASKI: MAYIS 1998·Kitabı okuyor
Alıntı
Sevmek, bizi onaran, acısından bile haz aldığımız belki de tek incinme, bütün hüznü, iyimserliği ve ikircimine karşı, sesimizin en duru aktığı yataktır.
Alıntı
Adem’in Havva’ya bu ilk bakışı cennette bile kalbe sığmayan aşkın arı duru bakışı. Her görüşünde ilk kez görür gibi. Her bakışında son kez bakar gibi.