Puan vermedi·264 syf.··
2026 2. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 18:54
Sözcüklerin İzinde Bir Kültür Yolculuğu ​Prof. Dr. Hatice Şirin’in Sözcük Hikâyeleri, dili sadece bir iletişim aracı olarak değil, yaşayan bir kültür hazinesi olarak ele alan muazzam bir çalışma. Eser, günlük hayatta farkına varmadan kullandığımız kelimelerin köklerine ve tarihsel serüvenlerine ışık tutarak okuyucuya büyüleyici bir keşif alanı sunuyor. Kitap, bilimsel derinliğini kaybetmeden genel okura hitap edebilen, son derece duru ve sürükleyici bir dille kaleme alınmış. ​ Kelimelerin ardındaki toplumsal hafızayı açığa çıkaran eserde, özellikle maydanoz, bilezik, öfke ve bacak gibi gündelik sözcüklerin köken hikâyeleri kitabın en çarpıcı yönlerini oluşturuyor. Bu tanıdık kelimelerin arkasından çıkan derin tarihsel ve kültürel bağlar, okuyucuda hayranlık uyandırırken dilde hiçbir sözcüğün tesadüfen var olmadığını bir kez daha kanıtlıyor. ​ Kelimelerin gizli dünyasına merak duyan ve dilin derinliklerinde keyifli bir yolculuğa çıkmak isteyen herkesin kütüphanesinde baş köşeyi hak eden, başucu niteliğinde bir eser.
Sözcük HikayeleriHatice Şirin · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 2019342 okunma
Spoiler İçerebilir
9/10
·319 syf.··
2026 68. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 11:59
Aşık üç kadının ortak paydası Felix.. Dindar,masum , duru ve saf sevginin ,şefkatin sembolü Henriette; tutku ,aşk,coşku ve heyecanın temsilcisi Lady Dudley ; akıl,sağduyu, anlayış ve derin analiz sahibi Natalie.. Erken çocukluk yıllarından ,genç yetişkinliğinin başına kadar ailenin tüm unsurları tarafından ilgi ,sevgi,şefkat,para,aidiyet,onay.. gibi en temel ihtiyaçları açısından bile dışlanmış Felix ,20 li yaşların başından itibaren tüm eksiklerini cömertçe karşılayan kadınlarla hemhal olsa bile ne kalbinin boşluğuna şifa bulabilir ne de bir ilişkiye ait olabilir.. En etkileyici kısım Natalie nin sağduyu ile hemcinsleri ile rekabete dayalı bi kendini ispat yerine kendi ve karşısındakini analitik çözümlemesi..
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553bin okunma
Reklam
Zamansız Bir Dertleşme: Bir Kahve İçme Ne Olur Gelsen
10/10
··
Beğendi
Bazı kitaplar vardır, sadece okunup rafa kaldırılmak için değil; gecenin en sessiz anında, elinizde bir fincan kahveyle baş başa kalıp ruhunuzu dinlendirmek için yazılmıştır. Arife Öztaş’ın "Bir Kahve İçme Ne Olur Gelsen" kitabı tam olarak böyle bir eser. Şiirlerin satır aralarında gezinirken kendimi yabancı bir yazarın dizelerinde değil, çok eski, çok tanıdık bir dostun dertleşmesinde buldum. Yazarın kalemi öyle içten, öyle samimi ki; hani o çok özlediğiniz, karşılıklı birer kahve içip içini dökmek istediğiniz dostlar olur ya, her bir mısra tam olarak o boşluğu dolduruyor. Yapmacıklıktan uzak, tamamen yürekten süzülüp gelen bu şiirler, insanın ruhuna çok ince bir sızıyla ama bir o kadar da şefkatle dokunuyor. Günlük hayatın koşturmacası ve gürültüsü içinde, kendi iç sesimi duymamı sağlayan, derin bir nefes gibi geldi bana bu kitap. Eğer siz de şiirde o yapay imgeleri değil de saf, duru ve insanı hemen sarıp sarmalayan duyguları arıyorsanız, bu samimi davete mutlaka kulak verin derim. Kalbime dokunan, bende iz bırakan çok güzel bir okuma deneyimi oldu. Yazarın yüreğine, kalemine sağlık.
Bir Kahve İçimi Ne Olur GelsenArife Öztaş · Tilki Kitap · 202224 okunma
Puan vermedi
"Hayat, bazen sadece katlanılması gereken uzun bir kış gibi gelir insana..." Japon edebiyatının en aykırı, en melankolik ve en dürüst kalemi Osamu Dazai’den yine insanı kalbinden vuran bir eser: Meteliksiz Öğrenci. Dazai, bu kez bir genç kızın gözünden; yoksulluğu, toplumsal beklentilerin ağırlığını ve insanın iç dünyasındaki o bitmek bilmeyen yalnızlığı anlatıyor. Sadece parasızlığı değil; umutla umutsuzluk, yaşama arzusuyla her şeyden vazgeçme isteği arasındaki o ince çizgiyi öyle duru bir dille işliyor ki... Dazai’nin o kendine has karanlık ama bir o kadar da şeffaf dünyasını özleyenler için harika bir keşif.
Meteliksiz ÖğrenciOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 2025591 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 103. kitabı
Bugün sizlere duygu yüklü bir şiir kitabı ile geldim; kadir deniz ’in yazdığı “Aşkın Dengesi Neydi?” Bazen kargaşayla, gürültüyle ve bitmek bilmeyen bir hızla dönen bu koca dünyada, ruhumun tam da ihtiyaç duyduğu şey sakin, iddialı sözlerden uzak ama bir o kadar derinden vuran o naif sesti. Koşturmacaların arasında kaybolduğumu hissettiğim bir anda bu kitap bana tam olarak aradığım o dinlenme alanını sundu. Kitap, adından da anlaşılacağı üzere sadece iki insan arasındaki geleneksel ya da kalıplaşmış duygusal bağları anlatmıyor; hayatın, acının, tatlının, eksikliğin ve o bitmek bilmeyen insani arayışların içsel dengesini masaya yatırıyor. Şair, bizi büyük ve yorucu cümlelerle etkilemeye çalışmak yerine, hayatı “düşe kalka öğrenilecek bir bulmaca” olarak tanımlayacak kadar içten ve ayakları yere basan bir yerden yaklaşıyor okuruna. Bu sadelik, sayfalar ilerledikçe insanı daha da çok içine çekiyor. Sayfaları çevirirken her dizede o abartısızlığın içindeki gücü hissettim. Günümüzde her duygu öyle hızlı tüketiciliğe kurban ediliyor ki, şairin “Bu gece roman olacağım son yudumda,” deyişindeki o zarif duruş, modern zamanların yapaylığına verilmiş en güzel, en asil mola bence. Dünyayı kelimelerle, hislerle ve anlamla anlamlandırma çabası insanın içini ısıtıyor. Onun dünyasında aşk; geçmişin tüm o yıpratıcı, manasız anılarını bir kenara bırakıp sadece umuda ve anın varlığına sarılmak demek. Ayrı kalınan gecelere inat, aynı anda rüyalara dalıp o “ıhlamur kokan saçları” rüyada bile sevebilmek kadar duru, temiz ve koruyucu bir liman. Hayatın getirdiği acıyı da tatlıyı da, güzeli de çirkini de saklamadan, ürkmeden birlikte göğüsleme arzusunu öyle samimi işliyor ki, okurken satır aralarında kendinizi güvende, dinlenmiş ve en önemlisi de yalnız olmadığınızı bilerek anlaşılmış
Aşkın Dengesi Neydi?Kadir Deniz · İkinci Adam Yayınları · 20269 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:09
Merhaba Bugün sizlere Burhan Cahit Morkaya'dan birbirinin devamı olan iki kitapla geldim Kızıl Serap ve Ayten ; 𝗞𝗜𝗭𝗜𝗟 𝗦𝗘𝗥𝗔𝗣:Ayten, ideal aşkı ve sadakati ararken toplumsal önyargılar ve hayal kırıklıkları nedeniyle erkeklere güvenini yitirir.Eserin ana teması, Cumhuriyet'in ilk yıllarında kadının ekonomik bağımsızlık mücadelesi ve ataerkil toplumun ahlak anlayışına karşı direnişidir. Aldatılmaya tahammül edemeyen Ayten, boşanarak annesinin evine döner. Ancak orada beklediği anne şefkatini bulamayınca, ablasıyla birlikte Yeniköy'deki köşke yerleşir. Hayatına giren erkeklerden yana yüzü gülmeyen Ayten'in yaşadığı hatalar, erkeklerin iç dünyası ve sadakat arayışı bir kez daha sorgulanır. ( Yer yer Ayten'e kızacak hatta bu kadar olmaz diyeceksinizz ) 𝗔𝗬𝗧𝗘𝗡:   Bu devam romanı, Cumhuriyet dönemi kadınının konumunu ve anne-kız ilişkisini işler; ilk kitaptan bağımsız okunabilir. Kendi travmalarının kızına geçmemesi için onu koruyan Ayten ,güçlü bir varoluş mücadelesi verir. Yazar, bu eseriyle birçok kıza "Ayten" isminin verilmesine öncülük etmiştir. Roman, dönemin ağır diline zıt olarak akıcı, samimi ve duru bir Türkçe ile yazılmıştır. Anne ve kızının İstanbul'dan Paris'e uzanan hayat mücadelesini konu alan bu kitap, ilk esere kıyasla daha sade ve sakin bir anlatıma sahipti.Bazı yerlerde çok tekrara düşmüştü bu yüzden ilk kitabı daha çok sevdim. Ayten romanında İstanbul ve Paris'in karşılaştırılması,modern ve ideal kadın anlayışına bir yaklaşımdı. Bu süreçte Türk kadınının yaşadığı süreci almış. ᴏᴋᴜʏᴀᴄᴀᴋ ᴏʟᴀɴʟᴀʀᴀ ᴋᴇʏɪғʟɪ ᴏᴋᴜᴍᴀʟᴀʀ .
AytenBurhan Cahit Morkaya · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024356 okunma
Reklam
Reklam