“Hayır ama suçlu konumuna düşmek istemiyorum. Şimdiye kadar sadece nesnelerle uğraştığımı sanıyordum, sizse bana insanlarla uğraşmamı öneriyorsunuz. Bir duvarı delip bir merdiveni parçaladım ama bir göğsü delerek bir insanı yok edemem."
Şeytan dedi ki:
Eyüp'ün aşk ve şevkinin devamı daim refah üzere olmasındandır. Eğer sahip olduğu bütün nimetler elinden gidip dert ve minnet ateşine düşerse aşk ve muhabbet binası yıkılıp viran olur.
Bunun üzerine cenab-ı hak cibril hazretlerini gönderip, Ey Eyüp!
Bunca müddettir zevki sefa sarayı'nda hüküm sürüyorsun, dünya nimetlerinin kemaliyle şadu Handan oluyorsun.
Bundan sonra dert ve minnet çöllerine düşmek gerektir. Buyurdu.
Hz Eyüp, dostunun bu haberinden asla üzüntü duymadı.
Hatta:
GER BENDE MİNUVÂZİ VU GER BENDE MİKEŞİ
ZECR U NEVÂHT HER Çİ KUNİ RE'Y RE'Y İ TUST
İster kuluna iltifat et, ister zulmet, her ne tercih edersen et, tercih senin
...Misafirlik bitti ve halamlardan ayrıldık. Sonra benim ayağım kaydı ve merdivenlerden aşağı yuvarlandım. Halamların bir kat aşağısında acılar içinde kıvranırken annem yanıma geldi, beni yerden kaldırdı ve tokatladı.
Yanlış duymadınız. Annem merdivenlerden düştüğüm için beni dövdü. Düzeltmek istediğim bir şey var. Şu hikayede düşen ve canı acıyan benim. Yani merdivenlerden düşmem, ders çıkarmam için yeterli gelmedi annem için. Yahu düştüm ulan. Düşmek bu. Canım acıyor güzel kardeşim. Sen beni neden dövüyorsun? Bir insana tokat atmak için birçok sebebiniz olabilir. Hatta bir insana durduk yere tokat atmak, diğer bulduğunuz tüm sebeplerden daha mantıklı da olabilir. Ama, "Nasıl düşersin sen?!" diyerek tokat atamazsınız kimseye. Buna müsaade edemem.