Oysa bazı insanlar düşmek için değil, büyümek için sınanır .
Beklemek, hele bir de neyi beklediğini bilmiyorsan... Sonsuz bir kuyuya düşerken zifiri karanlıkta etrafını izlemek, görememek, hergün daha da hızlanarak düşmek.
1000Kitap
Dağ Rüzgarı Kaderde senden ayrı düşmek de varmış Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim... Seni tanımadan Hele seni böyle deli divane sevmeden Yalnızlık güzeldir diyordum Al başını, kaç bu şehirden Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git Git gidebildiğin yere git diyordum Oysa ki, senden kaçılmazmış Yokluğuna birgün bile dayanılmazmış. Bilmiyordum... Yine de dayanmağa çalışıyorum işte Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye Rüzgar güzel bir koku getirmişse Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum Yaşamak seninle bir başka zamanı Bir başka zamanda seni yaşamak Herşeyden önce sen Elbette sen Mutlaka sen İster uzaklarda ol İster yanıbaşımda dur Sen ol yeter ki bu zaman içinde Ben olmasam da olur Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır Bitmiyorsun
Edebiyat
Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldamadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben... Bahtiyarım... Nazım Hikmet RAN
Bazı insanlar gözünüzden düşmek için mücadele eder adeta... Tutmaya çalışmayın. Bırakın düşsünler...
Mânâ aramak, hayatın amacını sorgulamak, düşüncelere dalmak, boşluğa düşmek... Zaman zaman sorguya çekeriz yaşamı kendimizi etrafinızdakileri... Bu iyi ve faydalı bir şeydir dozunda olduğu sürece. Kimimiz o soruları bitiremiyor ve sorgulamaktan yaşamayı kaçırıyoruz.