“Mutlu bir sonumuz olacağını biliyordum.”
"Bu bir mutlu son değil.”
"Bana gayet mutlu göründü ama?”
"Evet, öyle. Ama şöyle düşün. Bir kitap bittikten sonra ister mutlu ister trajik sonla bitsin, karakterlerin yaşamaya devam edeceği bir hayatı vardır. Bizim de öyle. Sayfaların ötesinde, asla okuyamayacağız o kadar çok şey yaşanacak ki…İşte ben bunu bekliyorum. Hikaye bizi nereye götürürse götürsün, her şeyi, iyisiyle kötüsüyle doya doya yaşamayı bekliyorum.”
Ben sende yitirmişim bütün sevgilerimi
Bir çiçek bu kadar yolunurmuş ancak
Düşün, bir tekneyim denizden uzak
Gurbete çekingen, sılaya unutkan
Ben gidersem kimseye mendil sallamam
Öyle mağrur, öyle gülünç ve sarsak
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nasıl ki vücudumuz kendini iyileştirebiliyorsa, ruhumuz da kendini iyileştirebilir.
...
Vücudumuz kendini, bizim bir şey yapmamıza gerek kalmaksızın en harika şekilde iyileştirir ve bu, nispeten hızlı bir şekilde gerçekleşir. Ancak yarayı koparır, kaşır ve ovalarsak, o zaman o kadar da çabuk kapanmaz. Hatta enfeksiyon oluşturarak ve yarayı büyüterek işleri daha da kötüleştirme riskiyle karşı karşıya kalırız.
Birilerinin çalmaması veya kaybolmaması için paranızı muhafaza ediyorsunuz. Çocuklarını, karını ve kendini en değerli canlı para olarak düşün. Onları koru, harcayarak bitirme, aksine, artırmaya çalış.