Pierre Franckh, kişisel gelişim ve modern spiritüalizm alanında dünya çapında ses getiren bu popüler eserinde; isteklerimizin, düşüncelerimizin ve kalbimizden geçenlerin hayatımızı nasıl şekillendirdiğini bilimsel ve felsefi bir çerçeveye oturtmaya çalışıyor. Klasik "çekim yasası" kavramını bir adım öteye taşıyarak, kalbimizin ve zihnimizin etrafa yaydığı elektromanyetik dalgaların —yani rezonans alanımızın— evrenle nasıl bir iletişim içinde olduğunu anlatıyor.
Yazar; kuantum fiziğinden, epigenetik araştırmalardan ve kalbin nörolojik gücünden örnekler vererek, inançlarımızın hayatımıza tam olarak kendisiyle uyumlu (rezonans içinde olan) insanları, olayları ve durumları çektiğini savunuyor. Sadece olumlu düşünmenin yetmediğini, bilinçaltındaki o kökleşmiş olumsuz kalıpları, korkuları ve şüpheleri değiştirmeden gerçek bir dönüşümün yaşanamayacağını vurguluyor.
*Rezonans Kanunu*; hayatın tesadüflerden ibaret olmadığını, bizzat kendi yaydığımız enerjinin bir yansıması olduğunu ileri sürerek; okura kendi kaderini yeniden yazmak, içsel gücünü keşfetmek ve yaşamını arzuladığı yönde dönüştürmek için pratik yöntemler, olumlamalar ve yeni bir bakış açısı sunan rehber niteliğinde bir başyapıttır.
Kitap; enerji, frekans, titreşim, çekim yasası, olumlu düşünce, nefes çalışmaları, meditasyon, beslenme ve yaşam alışkanlıklarının insanın ruhsal ve fiziksel hali üzerindeki etkilerini ele alıyor. Yazar, kişinin iç dünyasını dönüştürerek yaşam kalitesini artırabileceğini savunuyor.
Güçlü Yönleri
* Akıcı ve kolay okunuyor.
* Spiritüellik ve kişisel gelişim konularına yeni başlayanlar için anlaşılır bir giriş niteliğinde.
* Teorinin yanında günlük hayatta uygulanabilecek öneriler sunuyor.
* Motivasyon verici ve pozitif bir dil kullanıyor.
Zayıf Yönleri
* Kitaptaki bazı iddialar (enerji frekansları, titreşim yükseltme, çekim yasası gibi) bilimsel çevrelerde kesin kabul görmüş bilgiler değildir.
* Konuya hâkim okuyucular için içerik yüzeysel kalabilir.
* Bilimsel kaynaklarla spiritüel yorumlar zaman zaman iç içe geçtiği için eleştirel okuma yapmak gerekir.
Verdiği Ana Mesaj
Yazarın temel mesajı şu:
Düşüncelerimiz, duygularımız, alışkanlıklarımız ve çevremiz yaşam enerjimizi etkiler. Daha bilinçli seçimler yaparak daha yüksek bir yaşam kalitesine ulaşabiliriz. Ayşe TolgaTitreşimini Yükselt Hayatın Değişsin
Melda Özverim in Mustafa Kemal ve Corinne Lütfü adlı kitabını ilk okumamın üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra 17 nisan 2023te bu kitabı tekrar okudum.. kitabı tekrar okumam sonrası bu kitap özelinde buraya inceleme yazacaktım, farklı sebeplerden yazamadım..
kitap özelinde inceleme yazma düşüncem sadece düşünce olarak kaldı..
daha sonra ise Con Sinov un yazdığı yarının adamı kitap serisinin ilk kitabını okudum.. bu kitabı farklı nedenlerden sebep bitirmem uzun sürdü.. (kitabı okuma başlangıç tarihim: 24.01.2024, kitabı okumayı bitirme tarihim: 09.06.2024 - i.hizliresim.com/cy8ed1a.png -)
con sinovun bu kitabını okumamın ana nedenlerinden biri, kitabı okuduktan sonra bu kitaba inceleme yazmak ve bu incelemeyle Mustafa Kemal hakkında böyle bir seri yazmaya başlayan con sinova düşüncesi ve emeği için teşekkür etmek, burada yer alan uygulama kullanıcılarının ilgi ve dikkatlerini yazdığım inceleme ile kendisinin bu kitabına ve diğer kitaplarına yönlendirmekti..
bu kitabı -görece- uzun bir süre içerisinde okumamdan sebep derli toplu inceleme yazamayacağımı düşünüp kitap özelinde inceleme yazmayı erteledim..
benim kitabı okuduğum süreç içerisinde con sinov, yarının adamı serisinin üçüncü kitabını yazmayı sonlandırıp kitabı yayımlamıştı bile..
bu kitabı okumamdan yaklaşık iki ay sonra kitaba yazmayı düşündüğüm inceleme daha bir derli toplu olsun diye kitabı tekrar okumaya başladım..
sonra araya giren farklı nedenlerden sebep bu incelemeyi yazmam yine ilk seferinde olduğu gibi düşüncede kaldı..
sonrasında ilerleyen süreçte con sinov serisinin dördüncü ve beşinci kitaplarını çıkarıp yarının adamı serisini sonlandırdı ve Atatürk adlı yeni bir kitap serisi yazmaya başladı..
derken -bu yazıyı yazdığım tarih itibariyle- yakın bir zaman önce –sanırım 9 nisan 2026- con sinovun Corinne & Mustafa Kemal - Son Mektup
Şu ana kadar okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Okumadan önce bu kadar sevebilecegimi dusunmemistim. İnsana dair size yeni şeyler kalabilecek, ufuk açıcı kitaplardan.
Spoiler:
Keşke kitabın sonunda kavuştuklarını yazar gösterseydi daha mutlu olurdum. Gerçi kavuştuklarını bize anlatan bir şiir ile ipucu vermiş. Sonu da benim açımdan tahmin edilebilir değildi mutlu bitmesine sevindimm.
Gitmek...
Kalmak...
Bırakmak...
Vazgeçememek...
Ve yalnız kalmak...
Kitabı okurken yalnız kaldığımı hissettim. Omuzlarımı saran rüzgar beni üşüttü. Düşüncelerimle dans ettim zihnimde. Yazar bir ilişkiyi anlatabileceği en güzel, en derin biçimde ve bu kadar iyi bir edebi dilde anlatmış. Her bölümün tadı damağımda kaldı.
Çok güzel başlayan hikayeler genellikle büyük saygısızlıklarla bitiyor. Çok büyük aşklar genelde büyük nefretlerle son buluyor. Ama bırakacak gücü kendinizde bulursanız... Alıştığımız yerden, tenden ve kalpten gitmek sandığımız kadar kolay olmuyor. Kapı eşiğinde de dursak gitmemek adına evi defalarca kez kontrol ediyoruz. Terk edeceksek bile "Ya ütü fişte takılı kaldıysa?" diye düşünüyoruz. Bırakıp gitmek, temelde çok büyük bir eylem bence.
Ben derin bağlar kurma insanıyım. Belki de bu yüzdendir; bir yere alışıp, kendinden bir şeyler verip, karşıdan bir şeyler alıp anılar biriktirdikten sonra oradaki zamanının dolduğunu kabullenemiyorsunuz genelde. Gitmeye karar vermek için önce kendinize küsüyorsunuz, sonra karşınızdakine.
Halbuki size aynı gözlerle bakıyor gibi geliyor, aynı sözlerle gülüyor gibi geliyor ama değil. Kendinizi kandırıyorsunuz bir süre. "Olmaz" diyorsunuz, "başkasına bana baktığı gibi bakamaz, sevemez." Çünkü zannediyorsunuz ki o sadece sizi öyle sevebilir. Birini kendi sevme biçiminiz dışında sevmek —hele ki karşınızdaki bir narsistse— bu ona verip verebileceğiniz en büyük ödün. Çünkü her zaman size söylenen tek söz şu oluyor: "Sevmeseydin."
Ben kitabı çok sevdim, sanırım devamlı olarak altını çizdiğim cümleleri okuyacağım. Derin bağlar kurabileceğiniz kitaplara denk gelmeniz dileğiyle.
Ufak bir dokunuşun bir insanın hayatını nasıl değiştirebildiğini görmek gerçekten mükemmel. Zweıg okumayı pek sevmem ama bu hikayeyle Zweıg'e karşı olumsuz düşüncelerim tamamen yıkıldı
Geç Ödenen BorçStefan Zweig · Yakamoz Yayınları · 20183,974 okunma