SPOLİER İÇERİR!
Türkan Saylan'ın değerli mektuplarıyla hayatına daha yakından bakmamıza vesile olan Yazar Ayşe Kulin'e teşekkür ederim.
Türkan Saylan, kelimenin tam anlamıyla Cumhuriyet Kadını. İdealin, azmin ete kemiğe bürünmüş hali. Yaşamını idealine ve mesleğine adamış elleri öpülesi kadın.Çocukluğunun ilk yıllarından itibaren kafasına koyduğu doktorluk mesleğini ölüm anına kadar layıkıyla terine getirmiş bir Cumhuriyet Kadını. Kitabı okurken, hayatının her alanında azimli durulunu görebiliriz. Okurken evlenen; çğrencilik yükünün üzerine aile, eşlik ve annelik yükünü yükleyen, taşadığı hastalık yüzünden 13 ay boyunca yüzüstü yatan, eşinin tahsilini bırak evine çocuğuna bak dayatmalarına boyun eğmeyen, gencecik yaşında kanser illetini yenen güçlü kadın.
Kitabı okuduktan sonra Türkan Saylan aklımda, güçlü, azimli, kararlı, başarılı, tuttuğunu koparan bir kadın olarak kalacak. Kelimenin tam manasıyla bir Türk Kadını.
Kitap boyunca cesaretiyle ve inancıyla beni büyüledi; kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği cüzzamlı hastaları korkmadan, çekinmeden tedavi etmesi, tiksinmeden ya da geri durmadan sofralarına kadar oturması , kararlı tutumuyla Lepra Hastanesi'ni kurması ve sürdürmesi, şehir şehir ,mezra, taşra demeden yurdun dört bir yanıan gidip cüzzamlılara umut olması Türk Hekimi'ne yaraşır bir hareketti.
Yaşamındaki tüm olumsuzluklara rağmen umuda tutunacak bir dal muhakkak bulması insanın içini ısıtıyor.
Bu kadar umut dolu olması insanı bir yandan şaşırtırken diğer taraftan da güzel yarınlar için güdülüyor. Kardelenler Okula Projesi, cüzzamlı insanları hayata karıştırma çabası, kendini çalışmalarına ve bilime adaması ve arkasında gözaydınlığı evlatlar ve insanlar bırakması da Türkan Saylan'ın yarına olan inancını gösteriyor.
Meyve