Arayıp da bulamamak, hep "ebe"olmak, ne acı...
Bana kalırsa bu kişisel saklambaç oldukça yaygın bir şey. Bazı insanlar da hayatları boyunca "ebe" oluyor, umutsuzca "ebe."
Çocukların, çocuk yetiştirme süreçlerinde pa­sif oldukları konusundaki eski anlayışın aksine, yeni teori­ler çocukların düşünülenden çok daha aktif bir şekilde ebe­ veynin çocuk yetiştirme tarzını etkilediğini ortaya koyuyor.
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kendini bulmaya çalışıyor. Bana kalırsa bu kişisel saklambaç oldukça yaygın bir şey. Bazı insanlar da hayatları boyunca 'ebe' oluyor, umutsuzca 'ebe'.
Sayfa 520·Kitabı okudu
Şiir, kaybolmaktır. Şiir, ebe kendisini ararken saklandığı yerde gizli bir haz duyan oyuncunun hissettiğidir. Son anda görünmektir. Ya da hiç görünmemek! Hiç görünmemeyi göze almaktır şiir.
Sayfa 15 - SEL YAYINCILIK
Edebiyat
EBE Doğurturken annemi; Ebe, ilk yüreğimden tutup çıkarmış olabilir mi acaba beni? Ömür boyu acıdı…
Sayfa 137 - İkinci Adam Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Bu da doğanın harika bir düzeneğidir -yani fetüs canlıyken dölyatağının ağzı mükemmel bir titizlikle kapalıdır; ama fetüs ölürse dışarı çıkması için ağız hemen gereken ölçüde açılır. Bununla birlikte ebe doğurmak üzere olan kadını hemen ayağa kaldırıp [doğum] iskemlesine oturtmaz, dölyatağının ağzı yavaş yavaş açılırken ebe elleriyle onu muayene etmeye başlar, ilk söylediği söz “küçük parmağın gireceği kadar" açıldığı, sonra “şimdi büyüdüğü olur, biz ara sıra soru sordukça, açıklığın çapının giderek arttığı yanıtını verir. Açıklık fetüsün geçmesi için yeterli duruma geldiğinde, ebe hastayı yatağından kaldırarak iskemleye oturtur, çocuğu çıkarmak için her gayreti göstermesini söyler. Hastanın kendi başına yapacağı bu ek iş artık dölyatağının işi değil, dışkılamaya ve idrar yapmaya da yardım eden üst karın kaslarının işidir.
Sayfa 142·Kitabı okudu