Ebru Seven

Ebru Seven
@ebrusevenn
TDE
Geri Gelen Mektup
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse... Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım; Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım. Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın, Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın, Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Orhan Pamuk’un “Masumiyet Müzesi” romanı şu cümleyle başlar: Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu.
Edebiyat
“……. sürekli değişen, hiç kalıcı ve samimi olmayan insan ilişkileri. Şeytan görsün hepinizin yüzünü!”
Başkasının baharini çalanın bahçesi çiçek açmaz. Başkasının güneşini kesenin, üzerine güneş doğmaz. Hala anlamadiniz, kötü niyetle iyi Murad’a varılmaz.
“Gülün arkadaşlar. Gülme fırsatı o kadar az ki şu dünyada. Fırsat bulunca gülün.”