Hayat, başkalarının hatalarını yüklenemeyecek kadar kısaydı. Herkes kendi hayatını yaşıyor ve bu hayatı yaşamanın bedelini ödüyordu. Acı olansa, insanın çoğu zaman tek bir hata için çok fazla bedel ödemek zorunda kalmasıydı. Aslına bakılırsa, insan tek bir hata için sürekli bedel ödeyip duruyordu. Kader, insanla olan alışverişinde alacak defterini hiçbir zaman kapatmıyordu.
Vücutlarımız,birbirimize en kolay vereceğimiz şeydir;asıl mesele,hayatımızı verebilmektir. Baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip,oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır!
Bir kadını olmak,bir kadın tarafından sevilmek o kadar tabiî bir şeydi.Kendisinden yüz binlerce sene evvel başlayan bir tecrübe idi.Fakat ölüm gibi,hastalık gibi,ancak şahsımızda duyduğumuz zaman tamamlanan bir tecrübe…
Bir kadının,içinde gizli, yasak bir aşkın alevlenmesine göz yumması da çılgınlıktır;çünkü böyle bir aşk ortaya çıkmazsa, karşılık görmezse kendisini besleyen yüreği yiyip bitirir;ortaya çıkar da karşılık görürse insanı vahşi bataklıklara sürükler ki bunlardan da kurtuluş yoktur.