BABAM VE ZAMAN Hastasız bir hastane kadar ağrısız babam Ve nöbetçi eczane, tatil günleri kapalı Eczanenin camından raftaki ilaca bakıp Hastanenin önüne bıraktılar yarayı Yaranın kim olduğunu söylemek bile fazla Ne kadar kanı varmış yıllardır eksilmedi Ne anısı babanın eskisi kadar aziz Ne de bu çocuk Tanrım,eskisi kadar iyi
Şiir
#anlamak
Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş atmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
Sayfa 169 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sokrates:
“Hoş gör, benim iyi kalpli dostum; ne yaparsın öğrenmeyi seviyorum. Bana bir şey öğretenlerse, kırlar ve ağaçlar değil, şehirdeki insanlardır.”
İnsanların acıyı eczane raflarına sıkıştırdığı ve yok etmek istediği bir çağa denk geldik. Acı, artık sadece fiziksel bir ızdırap ve yok edilmesi gereken bir kötülük olarak algılanıyor.
Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kes­mek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevir­me cesaretini bile yok eden şeydi.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Alıntı
"Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yönden öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi."
Sayfa 169·Kitabı okudu
Alıntı