yalancılık, soygunculuğa benziyor. galiba. önceki yalanınız ne kadar büyükse, kurbanınızı nasıl bir kudretle kandırmışsanız, bu işi yapmaya o kadar çok devam etmek istersiniz. ben öyleyim en azından. hep son bir büyük vurgunun peşindesiniz. kibriniz körüklenmedikçe soluğunuz göğüs kafesinizin içinde bir buz kütlesi.
her kabilenin bir endişesi vardır, yok olmak, üreyememek, unutulmak, yarım kalmak, aynı şey işte hepsi, ben bu endişeyi sırtlanıp öleceğim, korkulacak şey yok dercesine, ölüm iyiliği çökmüşken üzerime, öyle öleceğim, aniden, bir telefon konuşmasının ardından yıkılacağım yere.