Kadın kendini geri kazanmalı, kimliğini erkeğin kimliğine bağımlı kılmaktan vazgeçmeli. Çünkü kadını baskı altında tutan yalnızca erkek değildir, yaşamının sorumluluğunu ele almayan kadın kendi kendine de baskı uygular.
"Onurlandırılmak istemiyorum ben. Lider olmayı arzulamıyorum. Ben sadece öğrenmek istediğim şeyleri onlarla paylaşmak, ufkumuzun hiç de dar olmadığını göstermek istiyorum."
Güçlü bir el silkeledi beni sonra
Sanırım Tanrı’nın eliydi.
Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan.
Binlerce yeşil gözü olan bir zeytin ağacı gibi,
Çok şey görmüşüm gibi,
Ve çok şey geçmiş gibi başımdan,
Ah...dedim sonra
Ah!
Tanrı ipleri çekerek olanı biteni belirleyen bir kukla oynatıcısı değildir. Kukla oynatıcısı kuklaları dışarıdan yönetir, dolayısıyla kuklaların hareket etmesinin "dışsal nedeni"dir. Ama Tanrı dünyayı böyle yönetmez. Tanrı dünyayı doğa yasaları aracılığı ile yönetir. Bu yüzden Tanrı -ya da doğa- olan biten her şeyin "içsel nedeni"dir. Bu, doğadaki her şeyin zorunluluklar sonucu böyle olduğunu söylemek anlamına gelir.