Knut Hamsun "Açlık" romanında, toplumdan dışlanmış, (daha çok ona yabancılaşmış) hem bedensel olarak hem de ruhsal olarak insanın benliğini ele geçiren bir karakterin yaşama tutunma hikayesini irdeler.
Buradaki açlık metaforu sadece fizyolojik bir ihtiyaç olarak aktarılmaz bizlere, açlık; aynı zamanda toplumun ve bireyin sevgiye ve yaşama dair inancına yöneltilmiş bir eleştiridir. Birey burada Maslow'un İhtiyaç Hiyerarşisindeki gibi hiçbir basamakta başarılı olamaz ve sonunda yozlaşmış bir toplumla karşı karşıya kalır.
Birinci tekil şahıs ağzından bilinç akışı ve iç monolog tekniği ile kurulan romanda Hamsun, insanın varoluş mücadelesini yalın ama sarsıcı bir biçimde aktararak modern bireyin içsel çöküşünü edebiyatın merkezine taşır.
Herkese keyifli okumalar dilerim :))
Gogol’un “Palto” adlı eseri, Rus toplumunun katı hiyerarşisi içinde ezilen sıradan bir insanın trajedisini anlatır. Yazar, küçük memur Akakiy Akakiyeviç’in hikâyesi üzerinden bireyin değersizleştirildiği bir dünyada var olma mücadelesini işlerken, palto burada yalnızca bir giysi değil; insanın toplumda görünür olma arzusunun sembolüne dönüşür.
Gogol, Rus bürokrasisinin soğukluğunu ve küçük memurların ezilmişliğini sert biçimde eleştirir. Akakiy, sistemin içinde yok sayılan “küçük insan” tipini simgelerken yazar bu tiplemeyi eşya-insan (palto) ilişkisi üzerinden işler, yalnız olan bireyin, toplum içerisindeki yabancılaşmasının bir çıkış noktasıdır adeta giydiği Palto
Gogol bu eserinde Rus edebiyatının "fantastik gerçekçilik" akımının kült bir örneğini eleştirel bir dille okuyucuya sunuyor..
Herkese keyifli okumalar dilerim :))
Hiçbir insan seven bir insanın karşısında alakasız olamaz. Dünyanın bu en harikulade hadisesi karşısında kimse hareket ihtiyarına malik değildir. Buna hakkı yoktur. Nasıl muhtaç olduğumuz havayı istemem demeye, mekan içinde bir yer işgal etmekten vazgeçmeye kuvvetimiz yoksa, bize verilen bir aşkı almamaya da iktidarımız yoktur.
Bir insanın bütün varlığı ile, karmakarışık ruhu, esrarı çözülmemiş vücudu, arzuları, itiyatları, ihtirasları, hülâsa her şeyi ile size teslim olması, size iltihak etmesi ne muazzam bir şeydir.