"Burnunu göster," derler ve çocuk yine parmağıyla burnunu göstererek, "burun!" der. İki gün sonra çocuk kulaklarını, gözlerini, göbeğini göstererek isimlendirir ve her seferinde büyük övgüler alır. Bir gün annesinin çay gününde çocuk banyodan çıkar ve pantolonunu aşağı indirerek, "bu pipi!" der. Anne arkadaşlarının önünde utanmıştır ve çocuğu kulağından tuttuğu gibi öbür odaya götürür ve kıçına birkaç tokat attıktan sonra, "bir daha oranı başkalarına gösterirsen seni döverim," der.
Çocuk annesinin telaşlı halinden, utancından ve kızgınlığından yapmaması gereken bir şeyi yaptığının farkına varır ve onun yaşamına cinselliğiyle ilgili ilk utanç tohumu böylece atılmış olur. Anne ile çocuk arasındaki bu etkileşim yoluyla anne, esasında kendine ait olan bir utancı çocuğuna aktarmaya başlamıştır. Cinsel organlarının farkına varmaya başlaması, çocuğun gelişiminin doğal bir sonucudur. Bu nedenle verilen örnekte sorun çocuğa ait değildir; sorun tamamıyla anneden kaynaklanmaktadır. Kendilerine ait olan utancı "sağlıksız terbiye" aracılığıyla ana-babalar çocuklarına aktarırlar ve bu tür terbiye ile yetişen çocuk utanca boğulur; ana ve babasının sağlıksız sorunlarını kendi özbenliğinin temeli yapar.
32 yaşındaki Ayten’i örnek alalım. İlkokul öğretmeni olarak görev yaparken, arkadaşlarıyla voleybol oynar, piyano çalar ve özellikle bilim kurgu kitapları okumaktan hoşlanırdı. Yedi sene önce, anne ve babasının ısrarı sonucu, kendisinden daha az eğitim görmüş, zengin bir ailenin oğluyla evlendirildi. Kocası mutaassıp bir aileden geldiği için, voleybol oynaması ve piyano çalması Ayten’in evliliğiyle birlikte son buldu.
Evliliğinin ilk üç yılında iki oğlan ve peşinden bir kız çocuk doğurdu. Öğretmenlik yapmaktan alıkondu, tüm zamanını ev işlerine vermesi istendi. Evliliğinin ikinci yılında mide ülseri oldu, üçüncü yılında sinir buhranları geçirmeye başladı. Doktorlara kucak dolusu para dökmekten çekinmeyen kocası ve kayınpederi, onun piyano çalmasına ve yeniden sportif faaliyetlerde bulunmasına katiyen izin veremeyeceklerini belirttiler. Genç yaşta saçları beyazlaşmaya başlayan Ayten, "kendi istek ve amaçlarını bırakarak, yaşamını sadece çocuklarına adayan" milyonlarca anneden biri olmaya mahkûm edildi.