Doğan (akademisyen) ve Arzu(universite öğrencisi), yıllar sonra karşılaştıklarında üniversite sıralarındaki o eski hayranlık, zamanla yerini derin bir özleme bırakmış. İkisi de artık evli ve çocuklu bireyler olarak bu büyük duyguyla sınanıyorlar. Gerçek hayatta yakinlarimizda görsek olmaz boyle bir sey, olmamali, cok yanlis diyeceğimiz bu durum, kitapta aslında çok kacinilmaz ve romantik bir dille anlatılıyor. Arzu'nun sessiz hayranlığı, Doğan'ın olgun karakteriyle birleşince iki mutsuz evlilik sonucu bir yasak aşk ortaya çıkıyor. Her iki karakter de kurulu düzenleri ile kalplerindeki fırtına arasında büyük bir sınav veriyorlar. Dışarıdan bakınca imkansız ve yargılanmaya açık bu aşk, sayfalar ilerledikçe insanı epey sürüklüyor. Okur olarak onlara yer yer kızarak, yaşadıkları bu kaçınılmaz içsel savaşa bir noktada ortak oluyoruz. Aslında bu hikaye, kalbin zamanlamasının her zaman hayatın gerçekleriyle uyuşmadığını anlatmaya çalışmış. Romantika, insanın kendine bile itiraf etmekte zorlandığı duyguların varlığını ortaya koymayı hedeflemis diye düşünüyorum, bunda da gayet başarılı olmuş..
RomantikaTurgut Özakman · Bilgi Yayınevi · 20215,5bin okunma
Yine de bize ebediyetin şimdinin durağan hali olduğunu bir Nunc Stands olduğunu öğretecekler; oysa buna ne kendi akılları erer ne de başkalarınınki, tıpkı fezanın sonsuz görkemine Hic Stans'a ermeyeceği gibi
Bir şeyi gerçekten çözmek istiyorsan, onu zihninde "evcilleştirmeyi" bırakıp, o duygunun ve düşüncenin kök saldığı zemini (yani hayatının gerçek koşullarını) değiştirmelisin.