1940 yıllarında yayımlanan bu roman Ankara semtinde bir apartmanın odalarında yaşayan kiracıların gündelik hayatını bize verirken aynı zamanda dönemin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısı hakkında da bilgi verir. Açıkçası roman ilk başlarda biraz sıkıcı geldi. Yazarın uzun karakter analizleri, gözlemleri ve kişi kadrosunun yoğun olması eserin anlaşılırlığını ve akıcılığını bana kalırsa biraz olumsuz etkilemiş. Olay örgüsünün yoğun olmaması da keza bağlantı kurmanızı engelleyip okumayı zorlaştırıyor. Ama ilerleyen bölümlerde herkesin gerçekçi yaşantısını ayrıntısıyla öğrenmeniz biraz daha metne hakimiyetinizi artırıp akıcılığı tekrar sağlıyor. Kumar, çarpık ilişkiler nedeniyle okullar için uygun bir kitap mı tartışılır. Dönemin toplumsal yapısını, insan ilişkilerini irdelemek isteyenler okuyabilir.