Eros Kitap Yorumum
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:36
‎ "Aşk bazen bir kişiye değil, insanın yolculuktur." ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎Ben geldim ve bugün sizlere okurken hem mitolojinin büyülü dünyasında dolaştığım hem de satır aralarında kendime dair birçok şey bulduğum bir kitapla geldim. Tuğba Sarıünal'ın kaleminden çıkan Eros ile sizlerleyim. ‎ ‎Mitolojiye karşı her zaman mesafeli biri olmadım desem yalan olur. Çünkü çoğu zaman tanrılar, titanlar ve efsaneler bana biraz uzak gelirdi. Ancak Eros, mitolojiyi sadece anlatmakla kalmayıp onu insan ruhuyla harmanladığı için ilgimi ilk sayfadan itibaren çekmeyi başardı. ‎ ‎Kitapta Yunan mitolojisinin aşk tanrısı Eros'un hikâyesinden yola çıkılıyor ama karşımıza çıkan şey yalnızca bir mitolojik anlatı değil. Sevmenin, sevilmenin, bağ kurmanın, kaybetmenin ve yeniden kendini bulmanın da hikâyesi var bu sayfalarda. ‎ ‎Yazarın dili oldukça akıcı ve anlaşılırdı. Mitolojiye uzak olan okuyucuların bile zorlanmadan okuyabileceği şekilde kaleme alınmış. İlk bölümlerde mitolojik dünyanın temelleri anlatılırken ilerleyen sayfalarda olayların psikolojik ve felsefi boyutları ön plana çıkıyor. Bu da kitabı sıradan bir mitoloji kitabından ayıran en önemli özelliklerden biri olmuş. ‎ ‎ (En sevdiğim noktalardan biri ise mitlerin yalnızca geçmişte kalmış hikâyeler olmadığını göstermesiydi. Okurken birçok yerde "Aslında bugün de aynı duyguları yaşamıyor muyuz?" diye düşünmeden edemedim. Binlerce yıl önce anlatılan hikâyelerin günümüzde hâlâ bize dokunabilmesi beni gerçekten etkiledi. Çünkü zaman değişse de insanların sevme biçimleri, korkuları, özlemleri ve ait olma arzuları hiç değişmiyor gibi geliyor bana.) ‎ ‎Eros ve Psykhe'nin hikâyesi üzerinden aşkın sadece romantik bir duygu olmadığı, insanı dönüştüren, büyüten ve bazen de yaralayan bir güç olduğu anlatılıyor. Bazı bölümlerde durup
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202613 okunma
Hakan Günday - Kinyas ve Kayra
9/10
·536 syf.·
2026 51. kitabı
Bir Yeraltı Enkazı Hakan Günday’ın Türk edebiyatına bıraktığı o devasa, karanlık ve dumanı tüten bombayı nihayet bitirdim. Ama bitti mi yoksa beni de beraberinde mi bitirdi orası tam bir muamma. İlk şaşkınlığım kitabı yirmili yaşlarında yazdığını öğrenmem oldu. Ben daha ilk bölümde ‘Bu Kinyas mı Kayra mı?’ diye debelenirken adam baştan başa müthiş bir eser çıkarmış. Bu kitap için ‘okudum ve bitti’ diyemem. Başladığım andan itibaren Kinyas ve Kayra iki arkadaşım olmuş da beni Afrika’dan Amerika’ya, o ülkeden bu ülkeye sürükleyip durmuşlar gibi hissettim. Onlarla beraber kaçtım, onlarla beraber tükendim. Kayra’nın o hiçbir şeye inanmayan, dünyayı tamamen silmek isteyen kapkara zihniyle de savaştım, Kinyas’ın o her şeye rağmen bir çıkış yolu, bir ‘normal’ arayan yorgun ruhuna da omuz verdim. İkisi de o kadar içime işledi ki, sanki kitaptan çıkıp yanı başıma oturdular. Bir yanda Kayra vardı.. Her şeyden vazgeçmiş, dünyada tutunacak tek bir dal bile bırakmamış, zihnindeki o kapkara hiçlikle hem kendini hem etrafını kemiren bir adam. Ölümü bir kurtuluş değil, sıradan bir son olarak görüyor ve onun o dipsiz kuyusunda debelenirken nefesiniz kesiliyor. Diğer yanda ise Kinyas duruyor.. O kadar vahşetin, o kadar günahın içinden geçmesine rağmen içinde bir yerlerde hâlâ o küçük ‘normal hayata dönebilme’ umudunu saklayan, yorgun ama bir çıkış yolu arayan o çocuksu yanıyla canınızı acıtan. (Şuraya küçük bir not da düşeyim. Kinyas’cığım sana sarılıp hüngür hüngür ağlayamadığım için çok üzgünüm) Biri tamamen yok oluşu seçerken, diğeri her şeye rağmen yeniden başlamayı deniyor. Ama dürüst olmak gerekirse, bu iki arkadaşın her anına rahatlıkla katlandım diyemeyeceğim. Yol boyunca o kadar çok pisliğe, o kadar çiğ bir şiddete şahit oldum ki.. Özellikle cinsellik ve şiddet sahnelerinde
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ölüm Diken Üstünde
8/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Agatha christine’den yine güzel bir roman. Romanda katili son ana kadar bulmak çok güç küçük ayrıntılara dikkat etmek gerek, ben tahmin edemedim. Tavsiye ederim akıcı, sıkılmadan okuyup bitiriliyor. İyi okumalar.
Ölüm Diken ÜstündeAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20203,054 okunma
İstanbul Boğazı Dalgalıydı
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:49
Bu incelemeyi kitabı bitirdiğim anda her zamanki gibi üstüne hiç düşünmeden yapıyorum.Yani şuan okuyacağınız her şey bu kitap hakkında en saf duygularım.Ayrıca bilmiyorsanız ben Agatha Christie hayranı bir kızım,bu demek oluyor ki bu inceleme kesinlikle opsiyoneldir ve tarafsızlık içermez. Oncelikle bu kitap hakkımda değinmek istedigim en onemli şey kitapta geçen Toros Ekspresi ve Doğu Ekspresi Turkiye üzerinden geçen trenler.Ve kitapta buna ithafen çokça Turkiye guzellemesi yapılmış.Özellikle de İstanbul.Mutlu olunmayacak gibi değil.Ayrıca Agatha'nın çoğu kitabında da Turkler ile ilgili ifadeler geçiyor.Hatta Agatha Christie Turkiye'ye de gelmiş bir yazar.O zamanların ilk asansorlerinden olan Demir Leydi'ye ev sahipliği yapan Pera Palas'ta 411 numaralı odada kalmış kendileri.Ve çokça bilinmeyen bir bilgi daha Agatha bu ziyaratinde 11 gün boyunca odasından hiç çıkmamıştır.Halk tarafından dile gelen bazı rivayetlerde Agatha'nın bu sure boyunca kaybolduğu da soylenmekte. Her neyse biz kitabimiza geri donelim.Kitabımız aşırı betimlemeye yer verilmemiş kolayca akan bir kitap.Kitap daha çok diyaloglar üzerine yoğunlaşmış.Bir gunde yiyip yutarsiniz kolayca. Daha once soyledim mi bilmiyorum ama benim en sevdigim kurgusal dedektif Hercule Poirot'dur.Ve bu kitap da onun etrafında donuyor.Her zamanki gibi bizim belcikali dedektifimiz zekâsını kullanarak olayları çok i Onceden cozuyor ama bizim bundan kitabın sonunda haberimiz oluyor.Bunu gerçekten çok seviyorumm. Malesef ki katili ilk basta tahmin edemedim.Ama yuruttugum mantık oldukça doğruymuş.Katil benim gozumde son on sayfada ortaya çıktı orada da zaten ustu kapalı bir şekilde soyleniyordu.Tabi ben daha değişik bir şekilde planladım zihnimde cinayeti.Benim dusundugumun tam tersiymiş...Artık ters koseler o kadar koymasa da bu kadının
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201936,1bin okunma
8/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2026 375. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:06
“(…) fazlasıyla kendimle yüklüydüm, kesinlikle iyi bir anne olmak için yaratılmamıştım.” Bu aralar radarıma giren kitaplarla şans eseri mi karşılaşıyorum yoksa bir okur olarak seçimlerimi artık daha mı isabetli yapmaya başladım bilmiyorum ancak Karanlık Kız son zamanlarda beni tatmin eden okumalardan biri oldu. Ne kurgusuyla, ne olay örgüsüyle… Asıl etkileyici olan benim için ana karekterin kendi duygu ve düşüncelerini çekincesiz bir dürüstlükle okura açıyor oluşu, üstelik ana tema tartışmaya çok da açık olmayan ve çoğunluk tarafından kutsiyet atfedilmiş annelik olgusu üzerineyken. Annelik her kadının yaşayacağı en tatmin edici duygulardan biri midir her zaman? Bir anne çocuğuna koşulsuz şartsız ve kesintisiz bir biçimde sevgi verme potansiyeli ile dolu olarak mı anneliğe adım atar, çocuğundan soğuyamaz mı, ondan uzaklaşma isteğiyle dolu olarak bulamaz mı kendini bir gün, birini diğerinden daha çok sevdiğini fark edemez mi? İşte bu soruları sorarken buluyor insan kendisini sayfalar arasında dolaşırken. Bir de şunu düşündüm okurken, ben çocuk sahibi olmayan ve öyle bir planı da olmayan biri olarak okudum bu satırları ve açık konuşmak gerekirse uzun zamandır da üstüne kafa yorduğum bir konu, yani aslında beni kitapta daha çok etkileyen şey karekterin dürüstçe kendiyle karşılaşması oldu, ele aldığı konu değil. Peki bir anne bu satırları okusa metnin onun üstündeki etkisi nasıl olurdu, merak etmeden de edemedim bunun cevabını. Elena Ferrante ile tanışmam bu kitapla oldu. Diğer eserlerine zaman ayırır mıyım, yakın zamanda olmasa da, evet. Okuyup araştırma ihtiyacı duyduğum bir konuda bir edebi metin okumak ilk deneyimimdi. Konu sizin de ilginizi çekiyorsa tavsiye ederim. Keyifli okumalarınız olsun.
Karanlık KızElena Ferrante · Everest Yayınları · 20231,396 okunma
10/10
·288 syf.··
2026 1. kitabı
Freida McFadden yine yaptı yapacağını: Aklımla oynadı ve beni tamamen ters köşeye yatırdı! ​Gerilim türünde yüzlerce kitap okumuş olsanız bile Freida’nın kalemiyle tanışınca her seferinde 'Yok artık, bunu gerçekten tahmin edemedim' diyorsunuz. Kusursuz Çocuk da tam olarak böyle bir kitaptı. Başından sonuna kadar kendimi adeta bir labirentin içinde hissettim; tam çıkışı bulduğumu, her şeyi çözdüğümü düşündüğüm anda yazar öyle bir hamle yaptı ki oyunun kuralları tamamen değişti. ​Kitabın temposu o kadar yüksek, dili o kadar akıcı ki sayfaların nasıl akıp gittiğini anlamıyorsunuz. Karakterlerin o tekinsiz halleri, kurgudaki psikolojik derinlik ve finaldeki o muazzam şok etkisi... Tek kelimeyle kusursuz bir psikolojik gerilim mimarisi. ​Freida McFadden benim için artık bu türün tartışmasız kraliçesidir. Kitabı henüz okumamış olanlar çok şanslı, çünkü bu heyecanı ilk kez yaşayacaklar. Kesinlikle kütüphanenizin baş köşesinde yer almalı!
İnsan ve Hayat
Kusursuz ÇocukFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 2026840 okunma