Eski yerel ve ulusal içe kapanıklık ve kendi kendine yeterliliğin yerini çok yönlü ilişkiler ve ülkelerin evrensel karşılıklı bağımlılığı almış bulunmaktadır.
Galaksinin Batı Sarmal Kolu'nun bir ucunda haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır.
Bu güneşin yörüngesinde, kabaca 148 milyon kilometre uzağında, tamamiyle önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hala çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler.
Bu gezegenin şöyle bir sorunu vardı: Üzerinde yaşayan halkın büyük bölümü çoğu zaman mutsuzdu. Bu sorun için pek çok çözüm önerilmişti, ama bunların çoğu genellikle yeşil renkli küçük kağıt parçacıklarının hareketiyle ilgiliydi. Bu da tuhaftı, çünkü aslında mutsuz olan yeşil renkli küçük kağıt parçaları değildi.
Bu nedenle sorun varlığını sürdürdü; halkın çoğunun durumu kötüydü ve onların büyük bölümüyse mutsuzdu, dijital kol saatleri olanlar bile.
İçimizdeki Şeytan ve Kürk Mantolu Madonna'dan sonra okuduğum üçüncü Sabahattin Ali kitabıydı ve okuduğum ilk ikisine kıyasla zayıf geldi. Sanki bu kitabı mesleği öğrenmek için yazmış gibi. Yanlış anlamayın kitap kötü değil fakat diğer kitaplarının yanında sıradan geldi bana.
Güzel olan şeyler de var tabi. Mesela 1940 Türkiye'si ile ilgili çok şey öğreniyorsunuz. O dönemki insanların toprak ağalarından çektikleri, doğum konusunun ne kadar sıkıntılı olduğu, eğitim alamayan çocukları vs. Ayrıca efsane olan Sabahattin Ali edebi dili bu kitapta da var.Kitap olarak bakarsanız iyi, Sabahattin Ali kitabı olarak bakarsanız sıradan. Okunur mu? Evet.
Sabahattin AliSırça Köşk